Aylık Arşiv: Aralık 2012 - Page 2

UYARMAK VATAN BORCUMDUR 28 – Atomu Parçalatmayınız

Atomu Parçalatmayınız

17 Kasım 2012 günü İstanbul Ataköy’deki Sinan Erdem Spor Salonu’nda yapılan 3. Büyük Rumeli Balkan Buluşması programını birkaç arkadaşımla birlikte salona giderek izledim.
Savaşlar sırasında Balkanların her tarafından ülkemize gelip yerleşen Evlad-ı Fatihan’ın torunları oradaydı. Ellerde dalgalandırılan Türk bayraklarından insanlar görünmüyordu adeta. Müthiş bir coşku vardı. Bazı Balkan devletlerinden Türk milletvekilleri de gelmişlerdi.
Yunanistan’daki, Bulgaristan’daki, Makedonya’daki bazı partilerin Türk temsilcileri oradaydı. Müthiş konuşmalar yaptılar. Maziye atıfta bulundular. Acı kaderlerine kahreden konuşmalar yaptılar. İnsanların büyük bir kısmı ağladı. Bu büyük coşku karşısında inanınız ben de ağladım. Kendimi tutmam mümkün değildi.
Mümkün olamazdı da!
Elbette Rumeli ile aramızdaki bağlar temel tarihi bağlardı. Esaslı bağlardı. Osmanlılar, Balkanları fethettikleri sırada, fethedilen yerlere Orta Asya deposundan dalgalar halinde Türk nüfusu getirip yerleştirmişlerdi. Fethedilen yerlere Türk nüfus Mehter Marşı ile götürülüyordu. O zamanlar milletimizde büyük bir galibiyet heyecanı vardı. Büyük bir fetih heyecanı vardı.
Sonra; devletimizin mağlup olması sebebiyle oralara Mehter Marşı ile götürdüğümüz insanlarımız büyük acılar yaşadılar. Özellikle Balkan Savaşları her şeyi bitirmişti. Beş milyon insanımız Anadolu’ya göç etmişti. Milyonca Türk şehit edilmişti.
Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 27 – Bir Doktorun Fransa Anısı

Bir Doktorun Fransa Anısı

Değerli dostlar, aşağıya, Fransa’da oğlunun hastalığı sebebiyle bulunan Türk doktorun başından geçen ilginç bir olayı alıyorum. Bizim “kurşun asker”lerin akıllarını başlarına toplamaları için bir vesile olur diye bu konuyu alıntılıyorum. Çünkü bizim kurşun askerler hala “Sen Türk’üm dersen, o da Kürt’üm diyecektir” gibi teraneleri döktürmeye devam ediyorlar. Bu örnek belki bizim değerli kurşun asker kardeşlerimizin uyanışına vesile olacaktır!

Oğlumun hastalığı nedeniyle Fransa’da bulunduğum bir sırada, hastane kantininde, aksanlı Türkçe konuşan (Kürt aksanı ile Türkçe konuşan) dört kişiyle karşılaştım. Türk doktoru olduğumu öğrenince yanıma gelip, üst katlardan birinde yatan babalarını görüp göremeyeceğimi sordular. Bir Türk doktordan hastalığını öğrenmek için can atıyor, Fransız doktorlara – biz tercüme etsek bile – inanmıyor, dediler. Asansörde babalarını görmek için çıkarken aralarından birisi; -Bize Kürtçe konuşturmadınız, o yüzden kaçtık, buralara geldik, dedi. Sertçe, “siyasi sığınma hakkı istediniz, ve verdiler, öyle mi?” dedim. “Evet” dediler.

Siyasi sığınma hakkı için gerekçe olarak “Kürtçe konuşturmuyorlar” dediniz, değil mi?

Evet, dediler.

Sonraki Sayfa »

UYARMAK VATAN BORCUMDUR 26 – Ey Türkler!

Ey Türkler!

Ben, vicdanım; vazifem ve vazifem olduğu kadar da tek imkânım, ikaz ve ihtar etmektir; bunun için de durmadan, bıkıp usanmadan sizin vicdanlarınız üzerinizde baskı yapmak mecburiyetindeyim ve bu vazife bilinciyle haykırıyorum.

Durmuş Hocaoğlu

 

Değerli dostlar,

PKK terör örgütünün yöneticisi olan, 1984 yılından günümüze kadar binlerce şehit veren ve binlerce gazisi bulunan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hasmı olan, Şemdin Sakık, tarihe bir “Hukuk Skandalı” olarak geçecek bir şekilde Silivri Mahkemesi’nde devletimiz ve ordumuz aleyhinde gizli tanık olarak dinlenilmiştir!

Sonraki Sayfa »

UYARMAK VATAN BORCUMDUR 25 – İnfial

 İnfial

Değerli dostlar, bu bir İNFİAL yazısıdır. Yattım, uyuyamadım, kalktım. Bu yazıyı yazmak zorunda hissettim kendimi. Bunu bir görev olarak kabul ettim. İçimi dökmek zorundaydım. Bu düşüncelerimi sizlerle paylaşmak zorundaydım.

Tarihi yürüyüşünün bu noktasında Türk Milleti’nin böyle bir şenaatle, böyle bir ihanetle karşı karşıya kalabileceğini herhalde hiçbir Türk Hakanı, hiçbir Türk Sultanı, hiçbir Türk Padişahı, hiçbir Türk Cumhurbaşkanı hatta hiçbir TÜRK herhalde aklının ucundan geçirmezdi.

Değerli dostlar, hiç kimse gerekli tepkiyi göstermedi. Sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, Türk Silahlı Kuvvetleri, Siyasi Partiler, muhalefet… Hatta Türk milleti gerekli tepkiyi göstermedi. Şu gizli tanık meselesinin ne kadar aşağılayıcı, ne kadar hakaret edici bir düşman faaliyeti olduğunu acaba hiç kimse algılayamadı mı? Bir tek ben mi algıladım? Acaba yanlış mı düşünüyorum? Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Silivri mahkemelerinde PKK ile TSK’nın karşı karşıya getirildiğini söylemiş. Güya isyan etmiş. Geçmiş olsun paşa! Aklınız neredeydi?

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 22 – BİR DAHA DÜŞÜNÜNÜZ

BİR DAHA DÜŞÜNÜNÜZ

İstanbul’da Alman büyükelçisi Walkenheim ile Birinci Dünya Savaşına Osmanlı Devleti’ni sokma pazarlıkları yapılırken, Osmanlı Devleti’nin Paris büyükelçisi Rıfat Paşa o günkü İttihatçı yönetime bir telgraf çeker.  Aynen şunu söyler:

“Almanların Maren yenilgisinden sonra galip gelemeyecekleri muhakkaktır. Elinizi ayağınızı öpeyim. Savaşa girmeyin. Devletimizi ikinci bir Endülüs faciası ile karşı karşıya bırakmayın”.

Milletlerin birbirleri ile mücadelesi, öyle bir iki günde bitmiyor. Devletler hedeflerini ele geçirmek için yüz yıllık planlar yapıyorlar. Israrla, inatla ve sabırla programlarını uyguluyorlar. İktidarlar, önceki iktidarların icraatlarını ihanet olarak görmüyorlar, özür dilemiyorlar. Önceki yönetimlerin yaptıklarını bir devlet kararlılığı içinde aynen sürdürüyorlar.

Şimdi bunları neden yazdığımı merak edersiniz. Hemen söyleyeyim. Çok yakınım, çok sevdiğim bir dostum, hemşehrim, bu gün, en aşağıya aldığım ifadeleri bir yerden aparmış ve paylaşmış. Diyor ki; aslında devlet çoktaaan yıkılmıştı!

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 24 – DEVLET DONKİŞOTLUK YAPMAZ

Değerli Dostlar, bu yazıyı da yine 26 şehit verdiğimiz dertli bir günümde kaleme almıştım. Eğer lütfedip okursanız memnun olurum. Önemine binaen yayınlamak zorunda hissettim kendimi. Saygılar sunuyorum.

DEVLET DONKİŞOTLUK YAPMAZ

 

-26 Şehit ve Yeni Çukurca Saldırısı Üzerine-

Değerli dostlar, aziz milletim,

Karşı karşıya bulunduğumuz kurumlar arası çatışma, iç kargaşa, askerlerin dile getirdiği “asimetrik savaş”, PKK terör örgütünün sadece Güneydoğu’yu değil bütün vatan sath-ı mailini kasıp kavurması, birliklerimize saldırması, yakıp yıkması bize göstermektedir ki, bugünkü devlet adamlarımız düşman stratejilerini hafife almaktadır.

Değerli dostlar, bendenize göre; bin yıllık Haçlı Seferlerinin muhatabı, Mohaç’ın muhatabı, Bizans’ın muhatabı, Viyana’nın muhatabı ve nihayet Mondros Mütarekesi’nin, Sevr’in muhatabı bir büyük devletin, bu çileli milletin başında bugünkü idarecilerin bulunması talihsizliktir. Böylesine büyük bir devletin ve milletin sorunlarını bugünkü zevatın çözmesi mümkün değildir. Başarısızlıkta ısrar etmenin manası yoktur.

Bu hükümet derhal istifa etmelidir.

Sonraki Sayfa »

UYARMAK VATAN BORCUMDUR. 21

Değerli dostlar,

Hepimizin başımız sağ olsun. Vatan sağ olsun. Şu ana kadar epey haber sitesi taradım. Çok insanın Facebook adresine girdim. Birçok insanın şehitlerimizle ilgili yorumunu okudum. Çok çeşitli görüşler, temenniler, istekler ve öneriler var. Mesela; önemli bir ağabeyimiz “OLANLARDAN TBBM’DEKİLERİN HEPSİNİ SORUMLU TUTUYORUM” diye isyan etmiş. Kendisine teşekkür ediyorum. Ahmet Türk’ün açıklamaları, Demirtaş’ın açıklamaları, Ömer Çelik’in ve akşama doğru da Başbakan’ın açıklamaları son derece manidardır. Bu açıklamaların tümünün pratik manası şudur: ŞU ANDA BU ÜLKEDE DEVLET YOKTUR.

Başbakanı canlı yayında özellikle izledim. Sorular çok güzeldi. Sorulara doğru dürüst cevap vermedi. Bu kadar önemli bir konu gündemde iken, hala durumu AKP’nin parti teşkilatlarının Doğu’da ve Güneydoğu’da açık olduğunu söyleyerek particilik yapıyor. Devletin bu kangrenleşmiş durumunu particiliğe dönüştürmeye çalışıyor. Bu ne iz’ansızlıktır. Bu ne anlamazlıktır. Bu ne idraksizliktir böyle. Anlaşılır gibi değil.
“Düşman ülke” tabirini kullanıyor. Ama düşman kim, belli değil. Sayın Başbakan;. “Bunu açıklamak bizim için sıkıntı olabilir” diyor. Bu ne demektir. Sayın başbakan, öleceksek hep birlikte ölelim. Hangi düşman canımıza kastediyorsa bilelim. Neden sıkıntı olsun. Türk milleti düşmanının kim olduğunu biliyor merak etmeyiniz. Tarihi boyunca Türk milleti çok sıkıntı çekmiştir. Bu gün de bu tür sıkıntıları çekmeye hazırız.

Sonraki Sayfa »