Aylık Arşiv: Şubat 2020

İlker Başbuğ Ne Diyor?

 

 

Değerli dostlar,

  1. Genelkurmay başkanımız İlker Başbuğ, bugünlerde yeni bir görüş ortaya attı. Şöyle dedi: “TSK’ya karşı duymuş olduğumuz saygı ve sorumluluklarımız çerçevesinde doğru bildiklerimizi söylemekten hiçbir şey bizi alıkoyamayacaktır. 2009’da askerlerin özel yetkili mahkemelerde yargılanma teklifini getirenler araştırılsın!”

2009 yılında 25 Haziran’ı 26 Haziran’a bağlayan gece TSK mensuplarının askerî sahalarda suç işleseler bile sivil mahkemelerde yargılanmaları için kanun çıkarılmıştı. İlker Başbuğ diyor ki; bu kanunu çıkaranlar kimlerse FETÖ’nün siyasî ayağı onlardır.

Bence haklı. Ha! Kendisi o zaman genelkurmay başkanı olarak neden olup bitenlere engel olmadı bilmiyorum. Bu bir kurmay için büyük bir basiretsizliktir. Hapse bile girdi. Onun için büyük bir zaaftır. Madem askerdin, ülkenin başına gelecekleri tahmin ediyordun, gerekeni yapsaydın o zaman. Yapmadı.

Yapmayınca ne oldu? Ergenekon ve benzeri tezgâhlar düzenlendi. Türk Silahlı Kuvvetleri hepimizin gözü önünde mahkûm edildi.

Bunun sonucu ne oldu? Türk Silahlı Kuvvetleri büyük bir darbe aldı. Bölündü, zayıfladı. Bugün hala haberlerde askerî birliklerden FETÖ elemanlarının toplandığı okunup duruyor. Bu işin pratik sonucu şudur: Amerika, Türk Ordusu’nu zayıflatarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne diz çöktürmüştür.

Tabii ki sonradan ERGENEKON diye bir örgütün olmadığı anlaşılmış ve R. Tayyip Erdoğan, “Allah da Milletim de beni affetsin!” demiştir.

Muhakkak ki Türk Ordusu’na bu kumpası kuranlar Amerikan ajanlarıydı. Yani FETÖ’cülerdi. İyi de aynı FETÖ’cüler İlker Başbuğ’un anlattığı yasayı da çıkardılar! Zekeriya Öz’ü hatırlayın. Karşısına oturtulan Engin Alan’la nasıl da alay etmişti. Engin Alan’ın daha onun karşısına getirildiği gün infaz kararı verilmişti.

FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılsın denilince beyefendilerin asapları bozuldu. “Hepiniz bu adama (İlker Başbuğ’a dava açın!) emri geldi milletvekillerine.

Biliyorsunuz, FETÖ ile ilgili meclis araştırması açılmasına AKP ve MHP oylarıyla engel olunmuştu.

Size daha ilginç bir gelişme aktarmak istiyorum.

Yıllarca Soros’un Türkiye ayağı işlerini yürüten bir isim var. N. Can Paker. Bu konuyu anlatmıştım birkaç yazımda. Can Paker, Süheyb Öğüt ve Hilal Kaplan Üsküdar’da bir yalı kiralayarak orada dernek kurdular. Bosorus Global. (17 hizmetli çalışıyormuş dernekte.) Geçen gün R. Tayyip Erdoğan bu derneği ziyarete gitti.

Can Paker’in kim olduğu belli.

Süheyb Öğüt: Fethullahçı Mehtap televizyonunda babası canlı yayında iken kalp krizi geçirerek ölmüştü. Bilgi Üniversitesi ile sıkı ilişkileri olan biri.

Hilal Kaplan: Süheb Öğüt’ün eşi. Yandaş gazetelerde yazı yazar. Türkiye Cumhuriyeti demesek de Anadolu Federasyonu desek ne olur, Türk Bayrağı demesek de devlet bayrağı desek ne olur, diyen bir yandaş yazar. Bospous Global,  “Pelikan Dosyası!” adlı bir rapor hazırlayarak Ahmet Davutoğlu’nun görevden alınmasını da sağlamıştı.

Bu adamların Soros’la ilişkileri kesin. Ve bunları şu anda cumhurbaşkanı olan R. Tayyip Erdoğan ziyaret ediyor.

Türk Ordusu’na kimin kumpas kurduğunu şu anda biraz daha iyi anlayabiliyor musunuz? Türk Silahlı Kuvvetlerine kim kumpas kurmuşsa FETÖ’nün siyasî ayağı odur. Ve gerçekten konu bu noktadan ilerletilmelidir.
Mahkemeye vereceklermiş İlker Başbuğ’u. Bence vermeleri daha iyi olur. Eğer gerçekten vatansever savcı ve hakimler denk gelirse belki FETÖ’nün gerçek siyasî ayağı ortaya çıkar. Daha da iyi olur.

Ama değerli dostlar, mahkemelerin bu konuda bağımsız karar verebileceklerine inanmıyorum. Çünkü FETÖ’cüler mahkemeleri de ele geçirmiş durumdadır.

İlker Başbuğ’un değerlendirmesine katılıyorum.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

 

Siyasî Rejim Layusel Midir?

Müslümanlık aşkıyla iktidarın arkasında duran kesim bile son ‘Başkentgaz-Kızılay-Ensar’ üçgeninin malum dolambaçlı para transferi karşısında söz söyleyecek mecalleri kalmadı. Halen bir teselli arıyorlar; Birisi çıksın da işin aslının öyle olmadığını izah etsin veya en azından ikna etmeye çalışsın.

Nafile; bu siyasal rejim, o beklediğiniz aşamayı geçti. Yani kendi ellerinizle inşa ve ihata ettiğiniz siyasi rejim bundan böyle layuseldır! Kendini hesap verme durumunda görmüyor. Hesap sormaya kalkışanın da ağzını bir şekliyle kapattırıyor.

 

Fahrettin Dağlı

Şehitlere Ölüdür Demeyiniz.

“Bize göre her yabancı şey düşman ya da hedeftir.

Hiçbir şey ve hiçbir kimse bizim dostumuz olamaz.

Hiçbir şey ve hiçbir kimse…” 

MOSSAD-İhanet Çemberi

Victor Oskrovsky-Claire Hoy

Yine şehitlerimiz var. Başımız sağ olsun milletçe.

Türk Milleti yüzyıllardır ağlıyor. İslam alemi yüzyıllardır ağlıyor. Doğu kültürü yüzyıllardır mağlup. Haber bültenlerinde hep bizim insanlarımızın gözyaşları var. Hep biz şehit veriyoruz. Hep bizim izzet ve şerefimiz ayaklar altına alınıyor. Türkiye’de, Irak’ta, Filistin’de, Pakistan’da, Afganistan’da, Kıbrıs’ta, Bosna Hersek’te… Hep bizim insanlarımızın feryatları var. Haber bültenleri adeta ölüm bültenleri gibi!

Türkiye Cumhuriyeti Devleti yine şehitler veriyor. Hain saldırılar, kurşunlar, şehitler, şehitler… Evet şehitler…  Ateş düştüğü yeri yakar demişler.

Ah şehitlerimiz! Müsterih olunuz, size “ölüdür” demiyoruz!

 

ŞEHİTLERE ÖLÜDÜR DEMEYİNİZ, ZİRA ONLAR DİRİDİRLER, FAKAT SİZ BİLMEZSİNİZ.

 

Ruhları şad olsun.

Vatan sağ olsun.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti Devleti!

Yaşasın Milli Devlet!

Ümit Özdağ

Ümit Özdağ’ın bir düşüncesini okudum. Diyor ki;

”… bombalandıkları için Türkiye’ye doğru gelmiyorlar, Türkiye’ye gelmeleri için bombalanıyorlar!”

 

Tam da düşündüğüm şey bu. Suriye’den gelen insanları bu tarafa süren güçler var. Bu nüfus yurdumuzda zamanla iç savaş çıkaracaktır. Bu durum, devletimizin yıkılmasına sebep olacaktır.  (Allah esirgesin). Bunun en büyük örneği Endülüs’tür.

Uyarmak vatan borcumdur

 

 

 

Kanal İstanbul Bir Amerikan Projesidir.