Ah Şu Fotoğraf Üstad!

Doğduğum topraklardan bir enstantane olan şu fotoğrafın bende yarattığı duygular.
Geriye İşledi Zaman
Bir hüzünlü akşamında iken
İstanbul’un
Neden şu fotoğrafı önüme koydunuz Üstad?
Bana neleri hatırlattı?
Şair ne demişti
“Ah temiz yürekli, uysal çocukluğum!”
Bana çocukluğumu hatırlattı.
Köyüme hasret gidişim yeniden yaktı yüreğimi.
Ahengine doymadığım
O sema,
Nefes nefes ciğerime çektiğim
O rayiha,
O servi boylu kavaklar,
O yemyeşil dağlar,
Serapa duygularımı yerinden oynattı.
Değişti ozanca düşüncelerim
Geriye işledi zaman.
Şu fotoğraf
Bu yaşta bana yapılacak bir kötülük değil mi?
Yarım asırlık, 60 yıllık zaman tüneline geri gitmek kolay mı?
Körpe duygulara yeniden dönmek,
Beş yaşındaki, altı yaşındaki duygulara dönmek kolay mı?
Şimdi şu fotoğraftaki yeşilliklerle
Ağaçlarla,
O rengine, kokusuna doyamadığım çiçeklerle
O tertemiz gökyüzü ile
Yeniden bütünleşmek kolay mı?
Zaman tünelinde geriye gitmek o kadar kolay mı?
Damarlarıma yeniden su yürüdü,
Değişti ozanca düşüncelerim,
Geriye işledi zaman.
Büsbütün sıla hasretim
Yüreğimi her an yakmaya devam ederken,
Çocukluğumun
O masum, o saf duyguları derin bir sükûta uğrayıp
Zifirî karanlığa gömülmüşken,
Bu resmi paylaşarak
Duygularımı
Neden bir sonsuzluk başlangıcına getirdiniz?
Köyümün,
O mukaddes toprakların hasreti
Ruhumdaki zaman tünelinde kaybolmaya yüz tutmuşken
O tertemiz güneşin getirdiği bayram sabahlarını unutmuşken,
Çocukça duygularımın tam sırra kadem bastığı bir zamanda
Sıla hasretimi neden yeniden depreştirdiniz?
Şimdi
Yeniden değişti ozanca düşüncelerim
Geriye işledi zaman.
Altmış yıldan bahsediyorum!
Şaka gelmesin size!
Ben,
O kutsal toprakların sonbaharlarının hüzünlerini yaşadım,
İlkbaharlarının yeniden can verişini toprağa!
Cemrelerini yaşadım.
Kışlarını yaşadım Üstad!
O ilkbaharları, sonbaharları, kışları
Bunca yıldır yaşamamış olmam ayrı bir hüzün içimde.
Sıla ile aramıza derin, uzun, acımasız bir zaman koyan
Bu hasretlik diyarı İstanbul’un
İçime koyduğu dertleri,
Yüreğime nakşettiği hasretleri biliyor musunuz?
Bu ayrılık diyarının, bu hasretlik diyarının
Yaz akşamları bile yıldızsız.
İlkbaharını, sonbaharını, kışlarını karıştırdık İstanbul’un.
Zaman tünelinde kaybolduğumuz bu hasretlik diyarının
Hiçbir rengi
Hayal dünyamda
Şu fotoğraftaki kadar sonsuz bir manzara yaratmamıştı.
Hiçbir dakikası
Ruhumda, şu fotoğraftaki sonsuz ufukları dile getirmemişti.
Hiçbir gemisi, gönül körfezime böylesine demir atmamıştı.
Şimdi
Umutlarım kırık
Hüzünlerim katıksız,
Vuslat içimde hıçkırık!
Değişti ozanca düşüncelerim.
Geriye işledi zaman.
Olacak şey değil!
Bu fotoğrafın;
Hayal dünyamdaki
Vatanımın, köyümün,
Zaman tünelinde kaybolmuş
Sürgün duygularımın
Yeniden çağrışım yapan
İzlenimleri
Beni geriye, altmış yıl geriye döndürdü.
Değişti ozanca düşüncelerim.
Geriye işledi zaman.
Şu fotoğraf
Yine bir hüzünlü akşamını yaşattı bana
Bu ayrılık diyarının!
Bana bir sonsuzluk başlangıcında
Yeni bir sıla sevgisi bahşetti.
Yeni bir vatan hasreti yaşattı.
Altmış yıldır kaybolan duygularım
Zihnimde yeniden yerini buldu.
Değişti ozanca düşüncelerim.
Geriye işledi zaman.

Son Yorumlar