Değerli dostlar,
Yine Ankara’da büyük saldırı! Yine ölü ve yaralılar! Yine yitirdiğimiz canlar!
Ölenlerin hepsine rahmet diliyorum. Yaralılarımıza şifalar diliyorum.
Unutmayınız ki bu bir terör saldırısı değildir, askerî saldırıdır. Düşman ülkemizden toprak koparmak için, vatan parçalamak için askerî saldırılar yapmaktadır.
Yazılarımı takip edenler çok iyi hatırlayacaklardır. Sürekli olarak bir Çin Atasözünü hatırlatmıştım.
DÜŞMANINI BİL YENİLMEZ OLURSUN.
Düşmanımızı bilmiyoruz. İçinde bulunduğumuz durumun ne anlama geldiğini bir türlü anlatamadık. Bu, 21. yüzyıl Haçlı saldırısıdır, dedik sürekli.
Bu olayın faillerinin PKK’lı olması, DHKP-C’li olması hiç önemli değil. Saldırının nereden geldiğini anlamak için sadece biraz kurmay akla sahip olmak lazım.
Eğer Okyanus ötesi donanmalar, Rus donanması, Avrupa’lı donanmalar Akdeniz’de bulunuyorsa, o donanmaları, o askerî güçleri oraya yığan, Irak’ı, Suriye’yi, Libya’yı, Afganistan’ı, Yemen’i patlatan iradenin, kurmay aklın kim olduğunu sorgulamak gerekmez mi?
Eğer, bu konularda biraz kafa yormuşsak, stratejik analiz yapan bir kitap yazmışsak bu işi böyle anlarız. Onun için demiştik ki; mutlaka dnüşmanı birbirine düşürmek gerekir. Eğer bunun bir savaş olduğunu anlamış olsaydık düşman donanmalarının Akdeniz’e gelmesini daha önceden önlemiş olurduk.
Eğer savaşı anlamış olsaydık, Suriye sınırımızdaki mayınları temizlemezdik, eğer anlamış olsaydık Moskova’da, Paris’te, Londra’da, Washington’da tıpkı Ankara’dakine benzer patlamaları meçhul bir elin yaptığını ibretle izlerdik.
Bu işin binlerce yolu vardır. Ama bunu ancak “millî bir devlet” yapabilir. Bir kurmay akıl yapabilir. Belediyecilik geleneğinden gelen bir aklın bu konuyu anlaması mümkün değildir.
Paralel operasyonların yapılması bir uyanışın olduğunu gösterir. Çünkü “paralel” doğrudan doğruya ABD yapılanmasıdır Türkiye’de. Çok geç kalınmıştır uyanmada. Ve çok hatalar yapılmıştır. Geri dönülmesi mümkün olmayan hatalar yapılmıştır. Agah Oktay Güner’in, hava kuvetlerinde yetişen pilotlarla ilgili bir yazısını okumuştum. Duruma göre askerî pilotlar çok zor, pahalı ve uzun bir sürede yetişmektedir. Bu konuda uzun bir zamana ihtiyacımız var. Çünkü 800 civarında pilot istifa etmiş. Donamma da öyle… Durum içler acısı tabii… Belki uyanış oldu ama geç kalındı. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Gerçekten büyük hatalar yapıldı…
Şimdi hiçbir şey olmamış gibi durup dururken kendi kendimize höreleniyoruz, kabadayılaşıyoruz. Yeni Osmanlıcılarımız var, Akıncılarımız var!!!
Akıncılar akıncılar diyip duruyorsunuz. Biliyor musunuz, Fatih Sultan Mehmet Venedik’le saldırmazlık anlaşması yaptığı halde Akıncıları Avrupa’nın hiçbir şehrinden geri çekmemiştir. “Türkler korktular” dedirtmemek için bu gerilla saldırılarını hep devam ettirmiştir. Düşmanı sürekli korku ve panik halinde tutmuştur. Düşman sürekli savunma halinde bulunmalıdır. Ve Türk stratejisinde savaş topyekûndür, düşman toprakları üzerinde yapılır. Halen olduğu gibi Silopi’de, Nusaybin’de, Cizre’de değil.
Oturun biraz düşünün beyler. Ne yaptığınızı biliyor musunuz? Saldırıyı yapanları kınamak, en ağır cezaları vereceğiz demek yetiyor mu? Bu kaçıncı? Hiç mi ders almıyorsunuz? Eğer kefeni gerçekten kotuğunuzun altına aldıysanız gerçek manada gözünüzü karartın, düşmanınıza gerekli dersi verin. Her şeyden önce stratejik ittifaklar kurun! ABD size hem “model ortağız!”, “stratejik ortağız!” diyor, hem de size sadırıyor. İşte gerçek düşman budur. Gerçek askerî strateji budur.
Türk aydını bunları size binlerce defa anlattı. Ama siz bunu bir türlü anlamak istemediniz.. Dünyalıklarınıza kavuşunca mal bulmuş mağribine döndünüz. Başınız döndü, kafalarınız karıştı. Unutmayınız, olan devletimize olur. Türk milleti uyandığında düşmana hesap sormasını bilir. Ama çok kan ve göz yaşı dökülür.
Öyle görünüyor ki bu son uyarımız olmayacaktır. Yine de görevimizi yapmalıyız.
Uyurmak vatan borcumdur.
Uyanınız.
Son Yorumlar