Aylık Arşiv: Ocak 2013

Uyarmak Vatan Borcumdur 44 – Feraset

Feraset

Değerli dostlar,

Her fırsatta milletimi uyarmaya çalışıyorum. Araştırmaya, okumaya fırsatı olmayanlar genellikle gelişen olayların sebep-sonuç ilişkilerini anlayamamaktadırlar.

Özellikle son zamanlarda ülkemizde alabildiğine sürdürülen psikolojik ve asimetrik savaşın farkında olamamaktadırlar.

Ülkemizde derin bir asimetrik savaş sürdürülmektedir.

Bu savaşın elbette ki tarafları vardır.

Şunu iyi anlamak gerekir. Bu taraflardan biri biziz. Ancak, karşı taraf o kadar teknik bir propaganda yapmaktadır ki, bizim tarafımızda olması gereken insanlar nerede bulunduklarını, kim olduklarını adeta anlayamamaktadırlar.

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 43 – Çekin Gidin

Değerli dostlar, yazı biraz uzun oldu, biliyorum. Sabırla okuyacağınız ümidini taşıyorum. Yazının uzun olmasının sebebi, “belki bir sorumlu okur düşüncemdir.”
Saygılarımla.

“Türklüğü dayatacaksınız, Müslümanlığı dayatacaksınız, Sünniliği dayatacaksınız ve hem de Hanefi olmak zorunda kalacaksınız. Başka halkların egemenlik, özerklik, yabancı dilde savunma hakkı ve genel af isteklerine ise hayır diyeceksiniz. Bu olmaz işte!”

Bu cümleleri Saba Tümer’le televizyonda konuşan, Türkiye’nin ünlü profesörlerinden biri sarf etti!

İsmini elbette hepiniz biliyorsunuz. Tabii ki Doğu Ergil!

Bu düşüncelerle paralel olan ifadeleri, Murat Karayılan’ın ifadelerini de almak istiyorum. Lütfen sizler karşılaştırınız.

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 42 – Harp Hiledir

Değerli dostlar, son olaylarla ilgili olarak bazı görüşlerimi sizlere aktarmak istiyorum.

Osmanlı Devleti’nin 1683 yılında Viyana’da bozguna uğramasından sonra sürekli olarak Avrupa’dan geri çekildik. Avrupalılar, Viyana yenilgimizden sonra, artık Türklerin de yenilebileceği kanaatine varmıştır. Çünkü yüz yıllardır Türk akıncıları Batılıların ruhlarını bile korkutmuştu.

Batılılar, 1683 yılından sonra sürekli bize karşı cepheler açmışlar ve bizi yenmişlerdir.

Osmanlı Devleti parçalandı. Yıkıldı. İmparatorluğun külleri arasından şu anda üzerinde yaşadığımız toprakları kurtarabilmişiz.

Batının Türk milletine karşı yürüttüğü yok etme hareketi bitmemiştir. Bizi Anadolu’dan da atmak için elinden ne gelirse yapmaktadır Batı. Tıpkı Endülüs meselesinde olduğu gibi!

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 41 – Bu Üslup Yanlıştır ve Tehlikelidir

Değerli dostlar,  bu akşam (14 Ocak 2013) haberlerde, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra basın açıklaması yapan, gazetecilerin gündemle ilgili sorularını cevaplayan Bülent Arınç’ın açıklamalarını uzun uzun izledim.

Bülent Arınç; Fransa’da öldürülen PKK (militanları) savaşçıları ile ilgili, “ana dilde savunma hakkı” ile ilgili açıklamalar yaptı. Bu konuları, kendisine has üslubu ile hatta yıkılış dönemlerinin bütün politikacılarına has bir “üslup” ile dile getirdi. Arınç’ın bu açıklamalarını dinleyen normal bir vatandaşın, hiçbir siyasi yönü olmayan, hiçbir endişesi, “vatan” kaygısı olmayan, yandaş insanların “mest” olmaması mümkün değildi. Son derece yumuşak, insanların psikolojilerine hükmeden bir şekilde ve de “şahsi tarzım bu” diyerek, hümanist bir tavır ve yumuşak bir eda ile politikalarını anlatması, insanlarımızın ne kadar büyük bir zihnî işgal, ne kadar büyük bir bilgi çarpıtma (dezenformasyon) ile karşı karşıya bulunduğunu anlatmak bakımından çok büyük bir önem taşımaktadır.

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 40 – Tarih Tekerrürden mi İbarettir.

Değerli dostlar, bundan önceki iki yazımda “Sorun Bizde” konusunu işlemeye çalışmıştım. Ve cahil Osmanlı yöneticilerinin koca imparatorluğu heder ettiklerini anlatmıştım. Özellikle Balkan Savaşları sırasında yapılan hataları izah etmiştim. Gerçekten; İttihatçıların hakim olduğu Osmanlı Devleti Balkanlarda öyle hatalar yaptı ki, bu hataları anlatmak için ciltler dolusu kitap yazılsa kafi gelmez.

Biliyorsunuz ki; İttihatçılar “Kiliseler Kanunu” nu çıkararak, birbiri ile hiç barışık olmayan Sırbistan, Bulgaristan, Karadağ ve Yunanistan’ın birlikte hareket etmesini sağladılar. Dünkü vilayetlerimizi kendi elimizle devlet yapmıştık. Karşımıza almıştık. Düşmanının birleşmesi için elinden geleni yapması bir yönetimin “akıl tutulması”na uğramasından başka ne ile izah edilebilir. Belli idi ki, birleşen bu Balkan ülkeleri devletimize saldıracaklar, Balkan Savaşı’nı başlatacaklardı. Bu tehlikeyi bile bile cahil İttihatçılar 70 bin Osmanlı askerini terhis ettiler, orduyu zayıflattılar. Bu olacak bir şey mi idi? O zamanki muhalefet daha da cahil davranıyordu. Devletin başının belada olduğunu bile bile hala iktidar mücadelesi yapıyorlardı. Muhalefetin yaklaşımı nasıldı biliyor musunuz. “Edirne’yi Enver (Enver Paşa) alacağına Bulgarlar alsın daha iyi”! Bu söylem aslında bu günkü siyasi ortamı anlatmak için çok önemli bir örnektir. Bunu söyleyenlerin ahlaksız olduklarını ileri sürmek mümkün değildir.

O zaman iktidar da, muhalefet de tamamen hırslı ve cahil davranıyordu. Devlet idaresini bilmiyorlardı. Veya Batının hoşuna gidecek, Batıyı memnun edecek şekilde davranıyorlardı.

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 39 – Sorun Bizdedir

Cahil Osmanlı yöneticilerinin koca imparatorluğu nasıl parça parça edip tarihin karanlıklarına gömdüğünü her fırsatta anlatmaya çalışıyoruz. Bunu yapmamızın sebebi; şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yönetenlerin de aynı hatalara düşmekte olduklarını milletimize anlatmaktır.

Koca Sinan Paşa bir seferden dönerken, bir köprüden (Yerköy) geçmeden önce askerleri sıraya dizip, üzerlerini aramak ister. Amacı savaşta alınan ganimetleri askerden toplamaktır. Ancak, bulundukları yer son derece tehlikeli bir yerdir. Bir kısım subaylar kendisini uyarır. “Burası tehlikeli bir yerdir, karşıya geçelim, güvenli bir yere gidelim, bu işi orada yapalım” derler. Çünkü düşman tarafından saldırıya uğramaları ihtimali çok yüksektir. Ve gerçekten de öyle olur, saldırıya uğrarlar. Düşman, dağınık haldeki Osmanlı ordusunu yakalar. Saldırır. Köprüyü yıkar. Askerlerin büyük bir kısmı suda boğulur. Kaçabilenler kaçar. Kaçamayanlar düşman saldırısında şehit olur.

Bu bozgunda 25 bin akıncı şehit olmuştur. Tarihçiler, bu çapta büyük bir akıncını nüfusun heba edilmesinden sonra, Osmanlı Devleti’nin belini bir dahai doğrultamadığını söylerler. Koca Sinan Paşa 80 yaşları civarındadır. Çok zengindir. Ama görüldüğü gibi, hala ganimet peşindedir.

Kıssadan hisse olsun diye yazdım.

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 38 – Aziz Milletim, Sorun Bizdedir

Aziz Milletim, Sorun Bizdedir.

“Ey Türkler!

Gökleri ve yeri yaratan ve onları direksiz ayakta tutan Rabbim, ki amenna ve saddakna, her şeye gücü yeter, amma, kendisini değiştirmeyenleri kendisi değiştirmez; ol sebebe binaen kendinizi değiştiriniz, değiştiriniz de elinizi kolunuzu bağlayarak boş yere dua etmeyiniz; burası duanın hükmünün batıl olduğu noktadır.

Ey Türkler!

Ve dahi yine O, Halık-ı Zü’lcelal, devirleri insanlar arasında döndürür, bazan birini yükseltir, bazan da diğerini; liyakatini kaybeden, uyuşan kavimleri yere indirir, genç ve dinamik olanları tepeye çıkarır.

Onun için, vicdanınız olarak haykırıyorum:

Ey Türkler!

Liyakatinizi kaybetmek ve uyuşmak üzeresiniz. Sakın ha!

Ey Türkler!

“Bu da geçer” demeyiniz! Sakın ha!

Aksi takdirde, elbet de geçer; lakin unutmayınız ki, “geçer amma deler de geçer” ve ölüyü diriye, geceyi gündüze dönüştüren Rabbim, efendileri kula, kulları da efendiye dönüştürür; sizi indirir, ve hatta yere çakar, çakar da dün yönettiklerinizi başınıza geçirir.

Ey Türkler!

Milletler yükseldiği yerden düşer; amma, düştüğü yerden de yükselir.

Ey Türkler!

Sizlerde yükselecek güç var; sizde her şey var. Yeter ki gerçek ile sahteyi, gerçek aydın ile propagandistleri ve lobicileri, gerçek lider ile fareli köyün kavalcılarını ayırdedebilecek bir bilinç ve ferasete kavuşunuz; gücünüzü keşfediniz ve iradenizi hareket geçiriniz.”

Durmuş Hocaoğlu.

  Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 37 – Sessizliğin Sesi

Sessizliğin Sesi

 Değerli dostlar,

Yazmayacaktım, rahat edemedim. Bir kişi okusa dahi yazmalıyım. Yazmadan edemezdim. Bu bilgiyi sizlerle paylaşmasam kendimi suçlu hissederdim. Kendimi vatana ihanet eden biri olarak telakki ederdim.

Firatnews.com adlı Kürt sitesinde yayınlanan bir haberle ilgili olarak yazmam gerekiyordu. Sizinle derdimi paylaşmam gerekiyordu. Artık siyasi telakkileri, farklı tarikat telakkilerini, sun’i bölünme noktalarını lütfen bırakınız. Bizler Müslüman insanlarız. Elimizde tahriften azade muazzam bir KİTABIMIZ var. Sünnet-i Seniyye var. İcma-ı ümmet var. Lütfen politize olmuş dini tarikatları bırakınız. Bizlerin düşüncelerimizi “iğfal” ediyorlar. Peşlerine gittiğiniz insanların kimliklerine bakınız. Derinliklerine bakınız.

(Tabii ki “politize” olmuş tarikatlar için söylüyorum. )

Sonraki Sayfa »