Aylık Arşiv: Temmuz 2013

Yuh Olsun Ervahına

Sen Sen Sen!

Sizler! Hepiniz… Lütfen beni iyi dinleyin!

Batı 21. Yüzyıl Haçlı Seferleri yaparak İslam alemini, bütün Doğuyu ve Ortadoğu’yu bir güzel dövüyor, terbiye ediyor ve bir güzel Hıristiyanlaştırıyor.

Sudan ikiye ayrıldı. Güney Sudan bir Hıristiyan devleti oldu.

Haçlı Seferleri’ni yapan emperyalist güçler bu işleri yaparken, Müslüman toplumlara hiçbir zaman “Biz sizi Hıristiyanlaştıracağız!” demiyorlar. “Size demokrasi getireceğiz, medeniyet getireceğiz!” diyorlar.

Ama bir şekilde Hıristiyanlaştırıyorlar.

Ülkemizdeki misyoner faaliyetlerine dikkat edin. Rumların, Ermenilerin faaliyetlerine dikkat edin. Fener Patrikhanesi’nin faaliyetlerine dikkat edin. Ermeni-Kürt yayınlarına dikkat edin.

Yapılan bütün vatan bölme hareketleri, bütün saldırılar, bütün ihanetler çok güzel gizleniyor sizlerin gözlerinizden.

Süleymaniye’de 10 yıl önce askerlerimizin başına çuval geçirdiler. Sonuç ne oldu?

Çuval geçiren Amerikalılar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hiçbir şey.

Milli Görüş camiasının saygın yazarlarından Ahmet Akgül, “Çuval geçirme” olayını bir kitapta anlattı. (AKP İntihara Gidiyor-Ahmet Akgül) Amerikalıların Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’den görüş istediklerini yazıyor Ahmet Akgül. Ve bu şahısların; “Türk askerinin başına çuval geçirin, akılları başlarına gelsin!” dediklerini kaydediyor. Herhangi bir aksilik olursa bu iki kişiyi Amerikalıların Türkiye’den kaçıracaklarını yazıyor.

Bu olay üzerine “Amerika’ya nota verelim!” diyenlere Recep Tayyip Erdoğan “Müzik notası mı veriyorsunuz?” diye cevap vermiş. Alay etmişti.

Her ne ise!

Askerlerimizin başına çuval geçiren Amerikalılar hakkında ve onlara “bu işi yapın” diye olur verenler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hiçbir şey!

Muavenet gemimizin kaptan köşkü vuruldu. 5 subayımız şehit oldu. Sonuç ne oldu? Gemimizi vuran Amerikalılar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Hiçbir şey…

PKK-KCK doğrudan doğruya Kürt devletini kurdu. 15-16 Haziranda kongre yaptılar. PKK ölüleri için şehit muamelesi yaptılar. Ölen PKK’lılara saygı duruşu yaptılar. Açılışta Kürt istiklal marşı okundu. Orada konuşulanların hepsi suç teşkil ediyordu aslında.

Vali ne yaptı?

Savcılar ne yaptı?

Hiçbir şey!

Ülkemizde bunun gibi binlerce olaya meydana geliyor. Hiçbirinin sebebini ve sonucunu araştırmıyor, görmüyor ve değerlendirmiyorsunuz.

Varsa yoksa “Ümmet!” diyorsunuz. Başka bir şey demiyorsunuz.

Sen… Sen… Sen…

Bütün bunlar sizin gözünüzün önünde oldu. Siz hiçbir şey anlamadınız. Sizden ustalıkla gizlediler bunları. Siz bütün bu olanları normal olaylar zannettiniz.

Daha dün, 28 Haziran’da PKK Erzurumlu bir uzman çavuşu kaçırdı. Dağa çıkardı. Tam dört gün sonra serbest bıraktı. Bu dört gün içinde neler oldu? Uzman çavuş işkence gördü. Devlete, vatana, bayrağı, millete, ne kadar değerimiz varsa her şeye sövüp saymışlar. Uzman çavuş bunları tek tek anlatıyor.

Devlet ne yaptı?

Hiçbir şey!

Bunları yapanlar Türk devletinin “barış süreci” içinde olduğu, barıştığı kuvvetler değil mi? Akil insanlar bunlarla bizi barıştırmamış mıydı? Bunlar bu ülkeyi terk etmesi gereken kuvvetler değil miydi?

Bu kuvvetler polis teşkilatı kuruyorlar, diploma törenleri düzenliyorlar. Trafikte çevirme yapıyorlar. Normal “devlet” fonksiyonu görüyorlar.

Vali bey ne diyor. Haberim yok. Bir araştırayım.

Bakanlık müfettiş gönderip araştıracakmış. Kargalar bile güler buna.

Siz ne düşünüyorsunuz bu konularda Allah aşkına! Sahi sizin değer yargılarınız nedir?

Siz! Sizler için önemli olan şey nedir sahi?

Her ihanette, her yanlışta sizi bir güzel uyutuyorlar. Bu uyutma işi düşmanın sanatı. Bir tek siz bilmiyorsunuz bunu. Çünkü önemsemiyorsunuz. Düşmanı dost olarak görüyorsunuz. Yada size öyle gösteriyorlar.

“Ümmet” diyorsunuz ama dikkat etmiyorsunuz. Ne buyurmuştu Peygamberimiz S.A.V. “Harp hiledir!”.

Düşman bölgemizde yürüttüğü harpte bütün hilelerini kullanıyor. Vatanımızı bölüyor, tapumuzu deliyor. Dinimizi, ırzımızı, namusumuzu heder ediyor. Haberimiz yok.

İşte en yakın örnek Irak, Libya, Suriye… Hala ders almıyorsunuz.

Ya Mısır! İşte Mısır’ın başına bir Hıristiyan getirdiler. Yani yeni bir Fravunumuz da oldu Maşallah! Nur topu gibi!

Şimdi bağırın bakayım “Mısır’ı yedirmeyiz!” diye! Nereye bağıracaksınız? Kime bağıracaksınız? Boşluğa. Değil mi?

Sahi bütün bunları kim yapıyor? Sizler bu olanları neden anlayamıyorsunuz?

Vallahi çok merak ediyorum!

Uyanınız! Her ihaneti sizden gizliyorlar. Farkında olmuyorsunuz.

Çünkü sizin beklentilerinizi çok iyi biliyorlar. Ona göre hareket ediyorlar.

Sizler ne bekliyorsunuz? Ne beklediğinizi biliyor musunuz?

Asla!

Yeni Osmanlı Devleti kurulmasını bekliyorsunuz. “Ümmet”in büyük bir devleti olacağını zannediyorsunuz.

Biliyorum, bunu istiyorsunuz. Büyük devlet olmayı istiyorsunuz!

Bunun aslında hayali bile çok güzel.

Ama gerçek değil bunlar. Sizi aldatıyorlar. Sizler saf saf bunların olacabileceğini sanıyorsunuz.

Aslında sizin beklentilerinizin neler olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu bir psikoloji! Toplum psikolojisi!

Neden sizi yönetenlerin, sizi aldatanların hain olabileceğini, düşmanla işbirliği yapmış olabileceğini düşünmüyorsunuz. Tarih bunların örnekleri ile dolu.

Düşmanlarınızın kapınızın eşiğinden  girdiğinde mi anlayacaksınız bunları?

Sizlerin ferasetinize, idrakinize güvenmek istiyorum.

Sizler!

Sizlere ihtiyacımız var. Sizlerle birlikte olmaya, aynı duyguları paylaşmaya ihtiyacımız var.

Bu feryadı anlamayanların yuh olsun ervahına…

Daha ne diyebiliriz ki!

Dualarım sizler için.

 

 

5 Temmuz 2013

 

HAFAZANALLAH!

İşte En Büyük Tehlike! Bir şeyi bilmediğini dahi bilmemek!

Ben gönül koymadım ama İnşallah Gönlümün Sahibi gönül koymuştur! Evet, niyazım budur.

Vatanları, toprakları, tapuları ellerinden gitmek üzere olan milletimizin çocukları çok kötü bir şekilde aldatılıyorlar.

Göz göre göre teskin ediliyorlar. Kavl-i leyyin (yumuşak söz-tatlı söz) ortaya çıkmalıdır denerek aldatılıyorlar.

Aman ha!

Sakin olun. İşleri uhuletle ve suhuletle halledin. Birbirinizi kırmayın! Özür dileyin.

Ön yargılardan kurtulun.

Gelişmeleri sakın “bölünme hassasiyeti” olarak algılamayın.

Düşmanın ajan olarak kullandığı insanların dahi “itibarlarını iade edin!”

“Batı doğuyu tanısın!” (Ne demekse!)

Tek dil, tek din gibi söylemleri dile getirmeyin. Artık bu ülke bu söylemleri kaldırmıyor.

“Kalıplaşmış deyimlerden vazgeçin. Türk Bayrağı, Türk milleti, ne mutlu Türküm diyene, Türkün Türkten başka dostu yoktur, Türkiye Türklerindir, bir Türk dünyaya bedeldir.”

Aman ha bu gibi söylemlerden vazgeçin!

Yukarıdaki ifadeler Akil İnsanların raporundan alınan ifadeler.

Rahmetli Durmuş Hocaoğlu derdini milletimize anlatamamış. Sonundan Türklere küstüm demişti.

Ben de küstüm.

Neyi bilmediğini bilmeyen, neyi anlamadığını anlamayanlara ben de küstüm.

Yıllardır “O iki adam rastgele iki adam değil, Fıravun ile Musa, elindeki sopa değil Asa” diye anlattık durduk. İnsanımız anlamadığını dahi anlamıyor.

İşte en büyük tehlike budur.

Aman ha sakin olun. Birbirinizi yemeyin diye telkin edip duruyor düşman. Özel röportajlar yayınlıyorlar. En can alıcı gazetelerde, yayın organlarında özellikle yayınlıyorlar.

Yani resmen bizleri birbirimizle kontrol ediyorlar. Vatanımız bölünüyor. Tapumuz, namusumuz, her şeyimiz elimizden gidecek. Hala görevli Yiğit Bulut’un, görevli asparagas adam Rasim Ozan Kütahyalı’nın yazılarını paylaşıyorlar!

Bizi teselli ediyorlar. Gözlerimize perde çekiyorlar. Korkmayın, bir şey olmaz diyorlar.

Önümüze attıkları çok önemli teselli malzemesi nedir biliyor musunuz? Faiz lobisi, biz ümmetiz, Osmanlı Devletini yeniden kuruyoruz, dünyanın en büyük devletlerinden biri haline geldik, İMF’ye borcumuzu ödedik vs.

Bu sözlerle milletimizi kandırıyorlar.

E milletimiz de kanıyor. Yani kötü bir şey mi Faiz lobisinden kurtulmak, yeniden büyük Osmanlı devletini kurmak, dünyanın büyük devletlerinden biri olmak! Bunları hangimiz istemeyiz.

İyi de önümüzde hiç mi engel yok.

Arap baharı niye var! Libya, Irak niye yıkıldı. Suriye’de neler oluyor.  Mısır’da neler oluyor!

Bizim ülkemizde neler oluyor.

Lice olaylarını “uyuşturucuların işi” diye açıklayan valinin bu işleri bilmediğini veya hedef saptırdığını düşünüyorum.

Bundan sonra gelişecek olaylara bakın şimdi siz! Bakın neler olacak! Görünen köy klavuz istemez. Keşke olmasa hiçbir şey!

Ama bizim ülkemizde bir iç savaş olduğunu anlamamız gerekir. Bunu perdelemek, savaşa müdahil olmamızı önlemek için “aman ha!” diyorlar.

Bütün partilerin içinde, legal veya illegal, bütün örgütlerin içinde mutlaka devletin adamı vardır. Şu anda meydana gelen olaylar ülkemizi bölmek isteyen güçlerin kontrolünde yürütülmektedir. Hükümetin de (Amerikan ittifakı içinde olması sebebiyle) bu işlerden haberi vardır. Sakın ha bunu unutmayın.

Sorosçu solcu kuvvetlerin özellikle işin içine sokulması, bizlerin birbirimize düşmemiz içindir.

Bizleri de Ulusalcı veya solcu gibi gösterip, mevcut birlikteliği parçalamak istiyorlar. Bu çok basit bir düşman uygulamasıdır. Basit bir stratejidir.

Artık “bu oyunlara gelmeyin” demiyorum. Allah’a havale ediyorum.

Batı ittifakına, İsrail, Amerika ve İngiltere ittifakına karşı gelmek sanki İslam’a karşı gelmek gibi algılanıyor ve bizi (haşa) “gâvur” yerine koyuyorlar.

En büyük tehlike insanın neyi anlamadığını anlamamasıdır.

Ben şahsen insanımızın beynini ele geçiren bu derin düşman propagandasından korktum.

Neyi anlamadığını anlamayanlara da daha bir tek lafım yok. Siz en iyisini biliyorsunuz.

Sizleri Allah’a havale ediyorum. Uyandığınızda iş işten geçmiş olacak.

Hafazanallah!

01.07.2013