Sen Sen Sen!
Sizler! Hepiniz… Lütfen beni iyi dinleyin!
Batı 21. Yüzyıl Haçlı Seferleri yaparak İslam alemini, bütün Doğuyu ve Ortadoğu’yu bir güzel dövüyor, terbiye ediyor ve bir güzel Hıristiyanlaştırıyor.
Sudan ikiye ayrıldı. Güney Sudan bir Hıristiyan devleti oldu.
Haçlı Seferleri’ni yapan emperyalist güçler bu işleri yaparken, Müslüman toplumlara hiçbir zaman “Biz sizi Hıristiyanlaştıracağız!” demiyorlar. “Size demokrasi getireceğiz, medeniyet getireceğiz!” diyorlar.
Ama bir şekilde Hıristiyanlaştırıyorlar.
Ülkemizdeki misyoner faaliyetlerine dikkat edin. Rumların, Ermenilerin faaliyetlerine dikkat edin. Fener Patrikhanesi’nin faaliyetlerine dikkat edin. Ermeni-Kürt yayınlarına dikkat edin.
Yapılan bütün vatan bölme hareketleri, bütün saldırılar, bütün ihanetler çok güzel gizleniyor sizlerin gözlerinizden.
Süleymaniye’de 10 yıl önce askerlerimizin başına çuval geçirdiler. Sonuç ne oldu?
Çuval geçiren Amerikalılar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hiçbir şey.
Milli Görüş camiasının saygın yazarlarından Ahmet Akgül, “Çuval geçirme” olayını bir kitapta anlattı. (AKP İntihara Gidiyor-Ahmet Akgül) Amerikalıların Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül’den görüş istediklerini yazıyor Ahmet Akgül. Ve bu şahısların; “Türk askerinin başına çuval geçirin, akılları başlarına gelsin!” dediklerini kaydediyor. Herhangi bir aksilik olursa bu iki kişiyi Amerikalıların Türkiye’den kaçıracaklarını yazıyor.
Bu olay üzerine “Amerika’ya nota verelim!” diyenlere Recep Tayyip Erdoğan “Müzik notası mı veriyorsunuz?” diye cevap vermiş. Alay etmişti.
Her ne ise!
Askerlerimizin başına çuval geçiren Amerikalılar hakkında ve onlara “bu işi yapın” diye olur verenler hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hiçbir şey!
Muavenet gemimizin kaptan köşkü vuruldu. 5 subayımız şehit oldu. Sonuç ne oldu? Gemimizi vuran Amerikalılar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Hiçbir şey…
PKK-KCK doğrudan doğruya Kürt devletini kurdu. 15-16 Haziranda kongre yaptılar. PKK ölüleri için şehit muamelesi yaptılar. Ölen PKK’lılara saygı duruşu yaptılar. Açılışta Kürt istiklal marşı okundu. Orada konuşulanların hepsi suç teşkil ediyordu aslında.
Vali ne yaptı?
Savcılar ne yaptı?
Hiçbir şey!
Ülkemizde bunun gibi binlerce olaya meydana geliyor. Hiçbirinin sebebini ve sonucunu araştırmıyor, görmüyor ve değerlendirmiyorsunuz.
Varsa yoksa “Ümmet!” diyorsunuz. Başka bir şey demiyorsunuz.
Sen… Sen… Sen…
Bütün bunlar sizin gözünüzün önünde oldu. Siz hiçbir şey anlamadınız. Sizden ustalıkla gizlediler bunları. Siz bütün bu olanları normal olaylar zannettiniz.
Daha dün, 28 Haziran’da PKK Erzurumlu bir uzman çavuşu kaçırdı. Dağa çıkardı. Tam dört gün sonra serbest bıraktı. Bu dört gün içinde neler oldu? Uzman çavuş işkence gördü. Devlete, vatana, bayrağı, millete, ne kadar değerimiz varsa her şeye sövüp saymışlar. Uzman çavuş bunları tek tek anlatıyor.
Devlet ne yaptı?
Hiçbir şey!
Bunları yapanlar Türk devletinin “barış süreci” içinde olduğu, barıştığı kuvvetler değil mi? Akil insanlar bunlarla bizi barıştırmamış mıydı? Bunlar bu ülkeyi terk etmesi gereken kuvvetler değil miydi?
Bu kuvvetler polis teşkilatı kuruyorlar, diploma törenleri düzenliyorlar. Trafikte çevirme yapıyorlar. Normal “devlet” fonksiyonu görüyorlar.
Vali bey ne diyor. Haberim yok. Bir araştırayım.
Bakanlık müfettiş gönderip araştıracakmış. Kargalar bile güler buna.
Siz ne düşünüyorsunuz bu konularda Allah aşkına! Sahi sizin değer yargılarınız nedir?
Siz! Sizler için önemli olan şey nedir sahi?
Her ihanette, her yanlışta sizi bir güzel uyutuyorlar. Bu uyutma işi düşmanın sanatı. Bir tek siz bilmiyorsunuz bunu. Çünkü önemsemiyorsunuz. Düşmanı dost olarak görüyorsunuz. Yada size öyle gösteriyorlar.
“Ümmet” diyorsunuz ama dikkat etmiyorsunuz. Ne buyurmuştu Peygamberimiz S.A.V. “Harp hiledir!”.
Düşman bölgemizde yürüttüğü harpte bütün hilelerini kullanıyor. Vatanımızı bölüyor, tapumuzu deliyor. Dinimizi, ırzımızı, namusumuzu heder ediyor. Haberimiz yok.
İşte en yakın örnek Irak, Libya, Suriye… Hala ders almıyorsunuz.
Ya Mısır! İşte Mısır’ın başına bir Hıristiyan getirdiler. Yani yeni bir Fravunumuz da oldu Maşallah! Nur topu gibi!
Şimdi bağırın bakayım “Mısır’ı yedirmeyiz!” diye! Nereye bağıracaksınız? Kime bağıracaksınız? Boşluğa. Değil mi?
Sahi bütün bunları kim yapıyor? Sizler bu olanları neden anlayamıyorsunuz?
Vallahi çok merak ediyorum!
Uyanınız! Her ihaneti sizden gizliyorlar. Farkında olmuyorsunuz.
Çünkü sizin beklentilerinizi çok iyi biliyorlar. Ona göre hareket ediyorlar.
Sizler ne bekliyorsunuz? Ne beklediğinizi biliyor musunuz?
Asla!
Yeni Osmanlı Devleti kurulmasını bekliyorsunuz. “Ümmet”in büyük bir devleti olacağını zannediyorsunuz.
Biliyorum, bunu istiyorsunuz. Büyük devlet olmayı istiyorsunuz!
Bunun aslında hayali bile çok güzel.
Ama gerçek değil bunlar. Sizi aldatıyorlar. Sizler saf saf bunların olacabileceğini sanıyorsunuz.
Aslında sizin beklentilerinizin neler olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu bir psikoloji! Toplum psikolojisi!
Neden sizi yönetenlerin, sizi aldatanların hain olabileceğini, düşmanla işbirliği yapmış olabileceğini düşünmüyorsunuz. Tarih bunların örnekleri ile dolu.
Düşmanlarınızın kapınızın eşiğinden girdiğinde mi anlayacaksınız bunları?
Sizlerin ferasetinize, idrakinize güvenmek istiyorum.
Sizler!
Sizlere ihtiyacımız var. Sizlerle birlikte olmaya, aynı duyguları paylaşmaya ihtiyacımız var.
Bu feryadı anlamayanların yuh olsun ervahına…
Daha ne diyebiliriz ki!
Dualarım sizler için.
5 Temmuz 2013
Son Yorumlar