Aylık Arşiv: Ağustos 2013

Bir Deniz Ki Gözlerin Ölürcesine Derin

Yeniçağ Gazetesi yazarı Sayın Arslan Bulut 19-20 ve 23 Ağustos 2013 tarihlerinde aynı konu üzerinde üç makale yazdı.

Birinci makalesi: Mustafa Sabri Efendi Basını. 19 Ağustos 2013

İkinci makalesi: Sahi Türklükten İstifa Eden Kimdi? 20 Ağustos 2013

Üçüncü makalesi: TRT’nin Defin Açıklaması. 23 Ağustos 2013

Değerli dostlarım arasında belki bu üç yazıyı okuyamayan ve konunun ne olduğunu henüz bilmeyenler olabilir. Onlar için bu üç makalede anlatılanları ana hatları ile aktarmak mecburiyetinde hissettim kendimi.

İngilizler, İstiklal Savaşı zamanında Anadolu’daki milli direnişi örgütleyen Kuvayi Milliyecilere karşı bir kampanya başlatmıştı. Bu kampanyanın amacı; “Türk milli direniş hareketini başlatanları karalamak ve teşkilatı parçalamak!” idi!

Sonraki Sayfa »

Hala Bir Zamanımız Var

Ağustos ayı, tarihi boyunca Türk ordusunun zaferler ayıdır. Zaferlerimiz milletimizin kalbinde hala derin birer hatıra olarak yaşıyor.

1683 yılındaki Viyana bozgunundan sonra, basiretsiz, iradesi zayıf, devlet idaresinden habersiz devlet adamlarının büyük hataları sonucunda imparatorluğumuz yıkıldı. Canhıraş bir mücadele sonucunda kazandığımız İstiklal Savaşı ile yeniden bağımsız bir devlet kurduk.

Şimdilerde bu bağımsız devletin kıymetini bilmeyen yeni nesiller meydana getirildi.

Bundan yaklaşık bir ay kadar önce, Diyarbakır’da yapılan Kürt Kongresi’nde çalınan Kürt İstiklal Marşı beni derinden yaraladı. Bizim topraklarımız üzerinde ortaya çıkan yeni bir devlet, Kürt Devleti ve onun istiklal marşı! Hüzünlendim.

Sonraki Sayfa »

HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ

Değerli Dostlar:
HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ ?

Dün 15 Ağustos 2013 tarihi idi. Trabzon bir 15 Ağustos günü Türkler tarafından fethedilmişti. Şimdi tam bir Müslüman Türk şehri olan Trabzon’un bugünkü halini Batı dünyası hiçbir zaman hazmedemedi.

1999 yılında, Fener Patriği ve Rahmi Koç dahil, iki yüz kişilik bir cemaatle Trabzon’a giderek Sümela Manastırı’na çıkıp, ibadet (!) etmek isterler.

Zamanın Trabzon garnizon komutanı bu gemiyi limana sokmaz. Çünkü hedeflerinin aslında siyasi olduğunu bilir. Fener Patriği’nin Pontus düşüncesini bilir.

Gemi limana sokulmayınca, zamanın başbakanı Mesut Yılmaz gemiden aranır. Geminin Trabzon limanına girmesine ve Hristiyanların Sümela Manastırı’na çıkarak ibadet (!) etmelerine izin verilmesi istenir.

Başbakan da izni verir. Buna rağmen o günkü garnizon komutanı olan zat yine de gemiyi limana sokmaz ve gemi Trabzon’dan ayrılır.

Sonraki Sayfa »

Değerli Dostlar

Değerli dostlar,

Hiç düşündünüz mü?

Amerika’da bir Ermeni Enstitüsü’nde yetişen ve halen ülkemizde yazarlık yapan bir hanım kızımız var: Elif Şafak.

Elif Şafak, Zaman Gazetesi’nde dört yıl yazarlık yaptı. Radikal gazetesi yazarlarından Eyüp Can’ın eşi. (İsak Alaton değerli mektuplarını Eyüp Can aracılığı ile yayınlar!)

Yazdığı kitaplardaki bazı fikirlerinden dolayı Elif Şafak geçtiğimiz yıllarda mahkemelik olmuştu.

Zararlı fikirleri dolayısıyla mahkemelik olan Elif Şafak’ı mahkeme önünde protesto eden ve yakînen bildiğim bir avukat var. Kemal Kerinçsiz! Kemal Kerinçsiz, çok yakın bir arkadaşımın can dostu. Vatanseverliğini anlata anlata bitiremiyor.

Sonraki Sayfa »

Siz buna inanıyor musunuz

Değerli dostlar,

Hatırlayacaksınız, geçen hafta Suriye sınırında 350 si atlı olmak üzere 300 (Kaçakçı!) Türkiye’ye saldırmış, çatışma çıkmıştı.

Bugün Genelkurmay açıklama yaptı. Kaçakçılar (!) tekrar saldırmışlar. Bu defa motorlu araçları da varmış. 250 si atlı olmak üzere yine 3000 civarında kaçakçı (!)…

Değerli dostlar, merak ediyorum gerçekten. Siz buna inanıyor musunuz?

Hiç şimdiye kadar bu kadar sayıda kaçakçının geldiği ve Türk Silahlı Kuvvetleri ile birebir çatışmaya girdiği görülmüş müydü? Sizler ömr-ü hayatınızda buna şahit oldunuz mu?

Değerli dostlar,
Cidden neler oluyor ülkemizde.

Sonraki Sayfa »

Hiç düşündünüz mü?

Değerli dostlar,

Hiç düşündünüz mü?

1839 yılında, zamanın şanlı Masonu Mustafa Reşit Paşa, henüz 16 yaşında bir çocuk olan Osmanlı padişahını (Sultan Abdülmecid) önüne katıp bugünkü Gülhane Parkı’nda bir ferman ilan ettirdi. Tanzimat Fermanı.

Tanzimat Fermanı’nın ana konusu Osmanlı ülkesindeki azınlıkların hakları idi.

(Tabii ki Batı bugün bile kendi ülkelerinde hiçbir azınlığın hakkına hala baktığı yok. Batıda insan hakları asla söz konusu olmamıştır.)

Sonraki Sayfa »

Uyarmak Vatan Borcumdur 70 – Bu Yazı Sadece Türkler İçindir

Bu Yazı Sadece Türkler İçindir

 

Bu yazıyı sadece Türkler için yazdım. Çünkü “Türkler vatanlarına sahip çıkmıyorlar”. Bu şuuru kaybetmiş durumdalar. Bu sebeple uyarı görevimi yapmak istiyorum.

Çocuklarımız halen; “Vatan sevgisi hezeyandır!” diyenlerin büyük ölçüde etkisi altında. “Vicdani ret”çilerin etkisi altında! “Her Türk sivil doğar” diye hezeyan içinde bulunan sorumsuzların, hainlerin, cahillerin, kendini bilmezlerin etkisi altında.

Öyle büyük, öyle etkili propaganda yapıyorlar ki, çocuklarımızın aklı başından çıkıyor. Beyefendi kitap yazmadan önce abdest alırmış, ondan sonra iki rekât namaz kılarmış, sonra kitabını yazmaya başlarmış. Peh peh peh! Bunu duyan Müslüman ne düşünecek? İşte en güvenilir adam, değil mi? Ama yazdığı kitabın içinde neler var! AAAAAH AH! Bir okusanız!

Sonraki Sayfa »