Herkesi Yeniden Düşünmeye Çağırıyorum.
Değerli dostlar,
Biliyorsunuz, AKP’li Hüseyin Çelik “PKK’ya göz yumduk” dedi ve AKP’den istifa etti.
Ne kadar doğru bilmiyorum. İnşallah doğru bir haberdir!
Eğer doğru ise şimdi bizim her kelimemize itiraz eden değerli AKP’li dostlarımız bu durumu nasıl izah edecekler. Kimse kraldan fazla kralcı olmamalıdır. Herkes hataları görmelidir.
Ülkemiz büyük bir iç savaşın içinde. Yıkılan şehirlerin görüntüsü Suriye’den beterdir. Bu durumda arka arkaya millet evlatları “şehit” olup evlerine dönmektedir. (Allah şehitliklerini kabul etsin).
Bazı AKP’li yazarlar, ülkemizin içinde bulunduğu savaşı onaylıyorlar. AKP’nin büyük bir mücadele verdiğini, Batılı güçlerin ülkemize karşı bir Haçlı savaşı başlattığını, Recep Tayyip Erdoğan’ın Batılı güçlerin hakkından geleceğini ve “Batılıların canlarına okuyacağını” yazıyorlar.
Tabii ki bu tür yazılar AKP yanlısı camiayı ikna ediyor. Neticede AKP’nin seçmen kitlesi tıpkı bizler gibi vatansever insanlardan meydana geliyor. Bu büyük AKP seçmen kitlesi Haçlı Savaşları’na karşı Tayyip Erdoğan’ı mücadelesini desteklemek gibi bir düşünceye sahip bulunuyor. Çünkü sürekli olarak bu yönde propaganda yapılıyor. “Şehitlerin gelmesi gayet normal”, “Şehit gelmez ise eğer, devletin düşmanla savaştığı söylenemez, elbette şehit gelecektir”, diyorlar. Hâlbuki biz şehit olan evlatlarımız için üzülüyoruz, değil mi?
Doğal olarak seçmen kitlesi “böylesine kutsal mücadele içinde” olan Tayyip Erdoğan’a güveniyor.
AKP konuyu bu şekilde ortaya koyduğu sürece, bizim bu kaosun içinden çıkmamız mümkün görünmemektedir. Çünkü her şehit karşısında, her mağlubiyet karşısında, her kötü sonuç karşısında bu yazarlar çıkıp mutlaka partiye gönül veren kitleyi ikna ediyor. Seçmen kitlesi tek bir noktadan bakıyor. Tayyip Erdoğan’ın; hatalı olabileceğini, BOP ‘un eş başkanı olması hasebiyle Batılılarla ittifak içinde olduğunu ve ülkemizin geleceğini çok büyük bir tehlikeye attığını kitlenin öğrenmesi, duyması, okuması, düşünmesi, karşı gelmesi mümkün görünmemektedir.
Bu açıdan bakıldığında geleceğimiz karanlık görünmektedir. Çünkü bu büyük seçmen kitlesinin oy verdiği partinin hatasını görmesi mümkün değildir. Hâlbuki kendileri bile “kandırıldık, aldatıldık” diyorlar. İşte Hüseyin Çelik! İşte Bülent Arınç! Buna rağmen seçmen kitlesi hatayı göremiyor. Çünkü çok güzel perdeleme yapılıyor.
Başkanlık için verdikleri mücadele de çok risklidir. Çünkü büyük seçmen kitlesi, Tayyip Erdoğan’ı namaz kılan, Kur’an okuyan bir devlet başkanı olması sebebiyle destelemektedir. Ama biliniz ki Tayyip Erdoğan bu desteği yeniden sağlayıp da başkan olursa, asıl kızılca kıyamet o zaman kopacaktır.
Fransız İhtilali’nin yazarları “Devletin güvenliğinin söz konusu olduğu durumlarda referanduma gidilmesi hatalıdır. Çünkü halk bilmeden düşman kuvvetlerin temsilcilerini iş başına getirebilir” şeklinde düşünmüşlerdir. Seçmen kitlesi düşman propagandasına rahatlıkla aldanabilir.
Bendenize göre istenen “başkanlık” işi aynen şu yukarıdaki düşünceye uymaktadır. AKP yanlısı yazarların mantığına sahip olan Tayyip Erdoğan’ın başkan olması ancak referandum benzeri bir seçimle, bir baskın seçimle gerçekleşebilir. Halkın, Tayyip Erdoğan’ın devletimize karşı -bilerek veya bilmeyerek-düştüğü hataların ülkemizi nereye getirdiğini, nereye götüreceğini bilmesi mümkün değildir. Bu sebeple başkanlık seçimi yapılmamalıdır, başkanlık sistemine geçilmemelidir.
Ülkemizin güvenliği söz konusu olduğu için referandum gibi olan bu başkanlık seçimi kesinlikle yapılmamalıdır. Ülkemizin güvenliği bu durumda büsbütün tehlikeye girecektir.
Buradan bütün milletimi uyarıyorum. Herkes konuyu buna göre düşünüp değerlendirmelidir. Bu durum; bir partiye gönül vermenin, namaz kılan, Kur’an okuyan bir insana karşı gösterilen sempatinin çok ötesinde bir durumdur. Çünkü ülkemizi idare edenler düşman kuvvetlerin etkisinde kalacağından devletimizin güvenliği tehlikeye girecektir. Unutmayınız! Devletimiz yıkıldığında hepimiz altında kalırız.
Yanlış anlaşılmaktan korkarım.
Bu düşüncemi açıkça yazmaktan çekinmedim. Benim bir partiye veya bir şahsa karşı özel bir düşmanlığım yoktur. Değerlendirmelerim tamamıyla ülkemizin geleceğinin, güvenliğinin garanti altında olması içindir. Bana karşı olan olmayan herkes bu konuyu düşünmelidir.
Bilmeden karanlık bir tünele girilmesine sebep olabilecek bir sisteme oyları ile destek verenlerin bu vebalin altından kalkmaları mümkün değildir.
Herkesi sorumlu düşünmeye davet ediyorum.
Uyarmak vatan borcumdur.
0 Yorumlar.