ABD’nin İkinci Adamı Geldi

Değerli dostlar,

Biliyorsunuz ABD’nin ikinci adamı Türkiye’de. İsrail’li yetkililerin “Kürt devletinin kurulmasını destekliyoruz” tarzındaki görüşlerinin basında yayınlandığı günlerde ülkemize geldi JOE.
Bakıyorum bizim bazı değerli dostlarımız ABD’li başkan yardımcısının gelişini hayra yoruyorlar. Çok saf varsayımlarda bulunuyorlar. Hayretler içinde kalıyorum. Demek ki insanımız belli bir fikir seviyesine bir türlü ulaşamıyor.

İstanbul’da iki gün süren ve 32 konuşmacının (Numan Kurtulmuş dahil) katıldığı bir sempozyuma gitmiştim. Sempozyumu önemli bir tarih vakfı organize etmişti. Tabii ki bu 32 konuşmacının konuşmalarından bir şey anlamamıştım. Bir fındığın kabuğunu dolduracak tek kelime etmemişlerdi.
Vakfın başkanı, edebiyat öğretmeni olan sayın dostuma maksadınız ne idi diye sordum. O da kendisine göre anlatmaya başladı. O da kem küm ediyordu. Bir şey anlatmıyordu aslında. Sonra yanımıza biri geldi. Bir tıp profesörü imiş meğer. Tanımıyordum. Sonradan tanıdım. Bu sayın profesör hoca ile konuşmamıza katıldı. Bizi dinledi ve oturumu düzenleyen vakfın yöneticisi Hocaya benim ne demek istediğimi anlattı. İnanın benden iyi anlattı. Dedi ki; Hocam, beyefendi, hapishaneden nasıl kurtulacağımızı soruyor, siz hapishanede daha nasıl rahat yaşayabileceğinizi tartışıyorsunuz. Lütfen beyefendiyi anlamaya çalışın. Profesöre teşekkür ettim. Ve beni benden iyi anladığını söyledim.

Şimdi bakıyorum, bu değerli dostlar da hapishanede daha nasıl rahat yaşayabileceklerini tartışıyorlar hala.

Bir defa ABD’li yetkilinin bu konuları bizimle tartışmasını nasıl onaylıyorsunuz. Size bu doğalmış gibi geliyor. Adam gelip burada siyasi parti temsilcilerini topluyor. Siz buna farkında olmadan onay veriyorsunuz. Bu nasıl bir anlayıştır.
Kimleri topladığını biliyor musunuz? Hemen hemen hepsi ABD istihbaratı ile organik birlik içinde çalışıyor. Mesela Sezgin Tanrıkulu. Bunu bilmeyen yoktur. Orhan Miroğlu, Galip Ensarioğlu… Lütfen araştırın.
Osman Kavala… Kimdir biliyor musunuz? Soros’un Türkiye’deki vakıflarından biri olan Açık Toplum Enstitüsü’nün danışma kurulu üyesi. Bu ne demektir?
Ve gazeteci Aslı Aydıntaşbaş ile çok senli benli konuşmuş. Cüneyt Özdemir’le “ne haber Cüneyt?” tarzında konuşmuş. Bu şekiller aynen basına servis ediliyor. Aslı Aydıntaşbaş “Ergenekon” kelimesini ABD’de iken ilk defa kullanan gazeteci. Görevi icabı sürekli açık oturumlarda..
“Herhalde ABD PKK’yı sattı”, “herhalde Suriye’nin kuzeyi Türkiye’ye katılacak” vs. gibi ham hayalleri nasıl kurabiliyorsunuz, hayret ediyorum.
Adam Anayasa ile ilgili konuşuyor. Nasıl olacağını bizden iyi biliyor. Bizim aydınımız çıkıp ham hayaller kuruyor.

Bendenizi asıl yaralayan bu hezeyanlardır, biliyor musunuz? Keşke bu günleri yaşamasaydım, görmeseydim!

Hepinize saygılar sunuyorum.

Yorum Yap