17. Yüzyılda Ruslarla savaşırken İstanbul’a sığınan İsveç Kralı Demirbaş Charles’ın eşine yazdığı mektuptan.
“Poltava‟da esir oluyordum. Bu, benim için bir ölümdü, kurtuldum.
Buğ nehri önünde tehlike daha kuvvetli olarak belirdi. Önümde su, ardımda düşman, tepemde cehennemler püsküren güneş!… Su beni boğmak, düşman beni parçalamak, güneş beni eritmek istiyordu. Gene kurtuldum.
Fakat bugün esirim. Türklerin esiriyim. Demirin, ateşin ve suyun yapamadığını onlar yaptılar, beni esir ettiler. Ayağımda zincir yok, zindanda da değilim. Hürüm, istediğimi yapıyorum. Lakin gene esirim. şefkatin, uluvvucenabın, asaletin, nezaketin esiriyim. Türkler beni işte bu elmas bağa sardılar. Bu kadar şefkatli, bu kadar alicenap, bu kadar asil ve bu kadar nazik bir milletin arasında hür bir esir olarak yaşamak, bilsen ne kadar tatlı!…
0 Yorumlar.