Değerli dostlar,
Napolyun’un, Demirbaş Carles’ın, Campenealla’nın ve General Carnavey’in Türkler hakkındaki görüşlerini ayrı ayrı paylaştım sizlerle.
“Biz, Bizans sokaklarında kardinal külahı görmektense Osmanlı Sarığı görmeyi tercih ederiz”
sözünü hiç kimse tarihin hafızasında silemez.
Asillerin asili milletimiz şimdilerde “zillete” düşürülmüştür. Bizi karanlık günler beklemektedir. Bu durum yöneticilerimiz tarafından henüz anlaşılamamıştır.
“Eski Türkiye öldü, yaşasın yeni Türkiye” diyen yöneticilerin bunları anlaması mümkün de değildir! Tarih bilgisinden uzak, millet gerçeğinden uzak, bir türlü “devlet adamı” olamayan, ne yaptığını bilmeyen, ne yapacağını şaşıran yöneticilerimizin Türk Milletinin bu asil karekterini anlayamaması, okuyamaması, bu topraklarda başka milletlere hayat hakkı tanıması, kendi milletine bu denli uzak durması, ona rehber olamaması ne büyük talihsizlik!
Aramızda “vicdanî red”çilerin bulunması, “her Türk sivil doğar” diyerek Türk milletinin “asker” özelliğini yok ederek vatanını savunma refleksini kıran ahmakların, hainlerin bulunduğu bir ortamda bulunmak bizler için ne büyük bir şanssızlık!
Anadolu, savunulması zor bir yerdir. Şimdilerde, “çözüm süreci” mavalları ile kandırılan, milletimizin tapusunun delinmesine sebep olan, “Türk diye bir ırk yoktur” diyen, düşmanlarını tanımayan ve bir türlü gerçek devlet adamı olamayan, bu kaht-ı rical güruhu ile bu yarımadayı savunmak ne kadar zorlaştı!…
Hiçbir şeyden çekinmeden, çıkıp; “devlet ile yüzleştik” demek fütursuzluğunu gösteren, “dahilî bedhahların iktidarda bulunduğu bir ortamda Anadolu’yu savunmak ne kadar zorlaştı!…
Şahsiyetini kaybemiş, belli bir kültür seviyesi olmayan, propaganda broşürlerine bakarak oy veren, düşmanını bir türlü öğrenemeyen insan yığınları ile, ilim yuvası olmaktan uzaklaşmış üniversitesi ile, endazesini kaçırmış basın ve yayını ile bu ülkeyi savunmak ne kadar zorlaştı!
Ne güzel Müslüman olmuştu milletimiz. Uyuyan yılanı uyandırdılar. Şimdi milletimizi meydana getiren diğer milletlere mensup Müslüman olmuş kişiler artık Kripto Ermeni, Kripto Rum vs. haline geldiler. Yeni Kripto Ermeniler, Kripto Rumlar ortaya çıktı. “Meğer biz Ermeni imişiz, meğer biz Rum imişiz” diyen ekalliyetler Müslümanlığı bıraktı, akın akın kiliselere koşuyorlar. Vaftiz oluyorlar. Yabancı ülkelerden de kuvvet alarak yeniden kendi milletleri ile birleşiyorlar, ittifaklar kuruyorlar. Milletimizden ayrılıp, karşımıza geçiyorlar.
Bin yıldan beri kardeşçe aynı topraklarda yaşadığımız Kürtler, artık; “Biz büyük Kürt Milletiyiz” diyorlar. Düşmanlarımız onları da kendi ittifakına almış bulunuyor. Biz ne kadar “kardeşiz” desek de artık anlamıyorlar. Bir şey farketmiyor.
Bin yıldır Katolik alemi ile Ortodoks aleminin barışmasına yüksek Osmanlı dehası engel olmuştu. Bu büyük bir devlet politikası idi. Yöneticilerimiz “akılsızca” bu iki büyük alemin birleşmesine vesile oldular.
Şimdilerde; milletimizle kenetlenmiş bütün anasırın tekrar eski günlerine dönmesini teşvik eden, düşmanlarımızın birleşmesine şuursuzca sebep olan, bir tarih felsefesi, bir devlet felsefesi, bir millet felsefesi olmayan bu kaht-ı rical güruhu ile Anadolu’yu savunmak ne kadar zorlaştı!
Anadolu’da yeni Haçlı saldırılarını göğüslemek ne kadar zorlaştı. Aramızdan II. Kılıçarslanların çıkmayışı bizim için ne büyük şanssızlık!
Allah bu büyük milletin yar ve yardımcısı olsun.
Bu toprakları savunmak gerçekten artık zorlaşmıştır. Aziz milletim, bunu böyle biliniz.
Uyarmak vatan borcumdur.
Uyanınız.
0 Yorumlar.