Değerli dostlar,
Bir yazımda “”Hala bir zamanız var” diye yazmıştım. Şimdi daha zamanımız var mı bilmiyorum.
Bence tarihin bize tanımış olduğu süre bitmiştir. Zamanımız kalmamıştır. Devlet adamlarımızın, milletimizin artık hata yapmaması gerekiyor.
Bu güne kadar çok hatalar yapıldı. Hep yazmıştım.
TRT 6 ‘nın kurulması hata idi.
Ergenekon, balyoz davaları hata idi.
Yer adlarının değiştirilmesi hata idi.
Andımızın kaldırılmlası, TC’NİN kaldırılmak istenmesi, Anayasanın ilk dört maddesinin değiştirilmek istenmesi, çözüm süreci, K
Görüyorum ki aynı hatalar, aynı anlayışsızlıklar, aynı parti taassupları devam ediyor.
İnsan bir şeyi anlayamayabilir. Öğrenir. Okur, sorar, soruşturur, öğrenir.
Bugün yine beş şehidimiz var. Allah hepsinin şahadetini kabu etsin.
Bakıyorum, bazı yazarlar, yandaşlar, HDP’liere karşı hatada hala ısrarla sitem ediyorlar. Değerli bir yakınım Osman Baydemir’in Meclis kürsüsünde ağladığını gösteren bir fotoğafın altına şunları yazmış:
“Samimi değilsiniz,gerekeni zamanında yapmadınız,bugün ölüyorlar diye ağladığınız çocuklara silahları siz verdiniz,hendekleri siz kazdırdınız,halada devam ediyorsunuz,kardeşlik ve barış sürecini sabote edenler sizlersiniz,biz hiç kimse ağlamasın diye büyük bir risk alırken siz bunu istismar ettiniz,şimdi kendinize kızınız,kabahatli olduğunuz bu büyük ihanetten hemen vazgeçin,silahları bırakın.”
İnsan bir şeyi anlayamayabilir. Okur, öğrenir.. En kötüsü anlamadığını anlamamaktır.
Bugün devlet adamlırımız da aynı hatayı yapmakta ısrar ediyorlar. Bu değerli dostum da mecliste olabilirdi. Zihniyet aynı zihniiyet. Hala gerçeği anlayamadılar. Anlamamakta da ısrar ediyorlar. Derler ya “bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır!! diye. Aynı durum bu.
Değerli dostlar,
Savaşan taraflara, savaşın şekline, savaşın tarihi gelişimine, savaşın amaçlarına, savaşta kullanılan silahlara, bu silahların kimler tarafından temin edildiğine, düşmanın kim olduğuna, niyetine, gözünü kırpmadan adam öldürmesine, kafa kesmesine, düşmanın savaşta ısrarcı olduğuna, savaşı bütün dünyaya yaymak gibi büyük bir hazırllığı bulunduğuna, düşmanın stratejilerine, propaganda tarzına, özellikle bölgemize bütün emperyalist güçlerin donanmalarını, askerlerini yığmasına bakarak, insan biraz akllını başına toplar. Karşı karşıya bulunduğumuz durumun ciddiyetini anlar.. “barış sürecini siz sabote ettiniz, kardeşlik ve barış sürecini sabote edenler sizlersiz, biz hiç kimse ağlamasın diye büyük risk aldık, siz istismar ettiniz, şimdi kendinize kızınız, ihanetten hemen vazgeçiniz” gibi ifadeler böylesine büyük bir savaş karşısında düşmanı temsil eden insanlara söylenecek sözler değildir. Düşmandan bunu isteyemezsiniz. O zaman siz düşmanı hiç tanımamıışsınız demektir.. Savaş nedir, toprak nedir, tapu nedir, düşmanlık nedir, strateji nedir, taktik nedir bilmiyorsunuz demektir. Allah aşkına, bbu meclisin içinde kaç tane milletvekili içinde bulunduğumuz büyük savaşın farkındadı? Kaç milletvekili, hatta başbakan, cumhurbaşkanı ülkemizin içinde bulunduğu durumun ciddiyetinin farkındadır? Yandaş televizyonlarda gerçek durumun ne olduğu anlatılmamaktadır. Türk milleti içinde bbulunduğu tehlikenin ne olduğunu bilmemektedir. Yandaş hocaların hergün verdikleri vaazlarla, konferanslarla millet uyutulmaktadır. Kendileri bu işin ciddiyetini bilmeyenler halka ne anlatabilirler.
Değerli dotlar, anlayacağınız durum çok tehlikelidir. Durum çok ciddidir, hatta vahimdir.
Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Allah şahadetlerini kabul etsin.
Biliniz ki gidiş çok kötüdür. Sonu uçurumdur. Devlet adamlarımızın, vekillerimizin, gerçekte son derece samimi olan yandaş dostlarımızın durumu anlaması gerekir. Kör partizanlıktan kendimizi artık kurtarmalıyız. Bu iş parti taasubunu geçmiştir. Birleşmenin zamanıdır. Uyanmanın zamanıdır.
Hala bir zamanız var mı bilmiyorum.
0 Yorumlar.