Uyarmak Vatan Borcumdur 66 – Gayya Kuyusu

Gayya Kuyusu

Son zamanlarda ülkemizde “vatan parçalama” faaliyetleri hız kazanmıştır. Maskeli işgal devam etmektedir. Milletimiz yazık ki içinde bulunduğu durumu bir türlü anlayamamaktadır. Milletimizin önüne müthiş bir PROPAGANDA tuzağı konulmuştur. Bu sebeple bazı dostlarımız içinde bulunduğumuz durumun ciddiyetini hala anlayamamaktadır.

Biz uyarınca da bizi suçlama gayretine giren yakınlarımız var. Olaylar karşısında “sevgisiz” davrandığımızı ve aslında “kendimize güvenimizin olmadığını” iddia ederek, “kendinize düşman değil, dost kazanın!” diye ahkâm kesen, akıl veren kardeşlerimiz var.

Şunu unutmamak gerekir. Düşmanlıklar tarih boyunca hep olmuştur. Farklı medeniyetler olduğu sürece sosyal çatışmalar, düşmanlıklar hep olacaktır. Milletler koca koca orduları bunun için kurarlar. Donanmalar, uçaklar, füzeler, toplar, mermiler bunun için hep yapılır. Dünyanın her tarafının harp meydanına döndüğü çağımızda, özellikle İslam aleminde alabildiğine savaşlar sürdürülürken, insanlar toplu katliama uğrarken, Batı bütün gücü ile İslam aleminin kapılarını zorlarken ve bizim ülkemiz de parçalanma tehlikesi ile karşı karşıya iken; kalkıp hala “Düşman yoktur!” demek abesle iştigaldir. Bunu söyleyebilen kardeşlerimiz çapraz düşünmeyi öğrenememişler. Metodik düşünmeyi, sorgulamayı hala öğrenememişler demek ki! Sosyal olayların kaide ve kurallarını bilmiyorlar demek ki!

Unutmayın, düşmanını bilmeyen millet yok olur.

Halen ülkemizde milletimizin çocuklarının beynini yıkamakla meşgul olan güçler, “Her Türk sivil doğar!” düşüncesini kasıtlı işlemektedirler. Çocuklarımız askeri üstünlük diye tanımlanan kuvvetli olmayı reddetmektedirler.  Aramızda “vicdanî ret”çiler var!

Değerli bir ağabeyim “Kuzu”örneği vermişti. Aynı örneği ben de vereceğim.

Koyun kuzusunu dünyaya getirir. Hayata gözlerini açan kuzu, Kurt’u, hiç görmediği, tanımadığı halde “düşman”  olarak bilir.

Bininci nesil kuzu bile olsa, bütün kuzular, Kurt’u hiç görmedikleri halde onu düşman olarak bellerler.

Bu bir örnektir. İnsanlık için de durum aynıdır. Bunu böylece kafamıza koymamız ve düşmanlarımızı bellememiz gerekir.

Yine bir Çin atasözünü hatırlatmak istiyorum. Der ki; DÜŞMANINI BİL YENİLMEZ OLURSUN!

Düşman bu kadar bağrımıza girmişken, 5. Kol kuvvetlerini ortalığa salmışken, bütün gücü ile vatanımızı parçalamaya çalışırken, tapumuzu elimizden almaya çalışırken, ülkemizde maskeli bir işgal sürüyorken, çocuklarımıza ne oluyor da düşmanlarını temize çıkarmaya çalışıyorlar! Bunu anlamak mümkün değil.

Demek ki bunlar “Gayya kuyusu”ndalar. Onları oradan çekip çıkarmak asla mümkün olmuyor!

Demek ki bu kardeşlerimizin gözleri henüz açılmamış, dostu düşmanı bilmiyorlar. Bilmiyorlar ki; “Su uyur düşman uyumaz!”. Henüz öğrenememişler.

En büyük sorun öncelikle çocuklarımızın bu konuyu iyi anlayamamış olmasıdır.

İnsan önce bir etrafına bakar. BOP deniyor, Arap Baharı deniyor, Irak “hâk ile yeksan” oldu. Libya öyle. Pakistan, Afganistan, Mısır, Suriye… Şu anda İslam aleminde “Leşi kan sürüklüyor.” Batılılar 21. Yüzyıl Haçlı Savaşları’nı sürdürüyor.

İnsanların derilerinin canlı canlı yüzüldüğünü gösteren videolar, yüreği çıkarılıp yenen insan videoları ortalıkta geziyor.

Milletimin çocuklarının hala bu durum karşısında “sevgi”den bahsetmeleri, doğrusu insanı şaşırtıyor ve ümitsizliğe sürüklüyor (Hâşâ!).

Demek ki bu insanlar etraflarına bakmıyorlar, okumuyorlar, görmüyorlar. Rahatları şimdilik yerinde! Kimse değmiyor, dokunmuyor nasıl olsa! Keyifler iyi.

E olsun! Allah daha ala etsin.

Kendilerini Cennet’e hazırlıyorlarmış! “Aman ha! Ahireti unutmayın!” diyerek bizlere dini telkinler veriyorlar.

Efendiler! Uyanın uyanın! Ölüm elbette ki mukadder! Herkes kendi sorumluluğunu bilir, bilmelidir. Hepimiz Müslümanız Elhamdülillah!

Hayır! Sizin derdiniz yok. Siz rahatlığı seçiyorsunuz. Okumak zahmetine katlanmıyorsunuz. Yazmak zahmetine katlanmıyorsunuz. Düşünmek zahmetine katlanmıyorsunuz. Nasıl olsa sizin yerinize birileri düşünüyor, yazıyor, çiziyor. Sizin düşünmenize, tefekkür etmenize gerek yok.

Düşünmüyorsunuz. Hâlbuki “Hiç düşünmez misiniz”, “Hiç akıl etmez misiniz!” diye kaç yerde uyarı vardı. “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” denmişti! Bunları aklınıza hiç getirmiyorsunuz.

Gelecek nesillerin imanını yaşayamayacağı, başında Hıristiyan komutanların, idarecilerin olduğu bir ülkeniz olsun ister misiniz? İstemezsiniz değil mi? O halde düşüneceksiniz. Zoru seçeceksiniz, okuyup öğreneceksiniz.

Namaz kılmak kolay! Oruç tutmak kolay! Salavat-ü şerife getirmek kolay. Bunları yaparak görevlerinizin bittiğini zannediyorsunuz. “Cennet” tamam zannediyorsunuz. Keyifler de hoş! Oohhh! Ne güzel! Ver millete talkımı öyle mi? Ya devletiniz! Ya milletiniz! Ya İslam alemi! Ya insanlık!

Neye göre düşünüyorsunuz? Hangi akla hizmet ederek bize “Siz düşmanlıkları körüklüyorsunuz!” diyorsunuz. Size bu gerçekleri kim anlatacak? Nasıl öğreneceksiniz? Bizim üzerine titrediğimiz vatan sizin de vatanınız değil mi?

“Hiç düşünmez misiniz?”, “Hiç fikretmez misiniz?”

Düştüğünüz Gayya Kuyusu’ndan çıkınız.

Uyarmak vatan borcumdur.

Uyanınız.

22.05.2013

Yorum Yap