Demokratikleşme Paketi meselesi; Türklerin Viyana bozgunundan sonra Batı karşısında sürekli mağlup olması sebebiyle, Batılıların her zaman bir bahane bularak devletimizi, azınlıkları da kullanarak, parçalama stratejilerinin bir sonucudur. Tanzimat Fermanı, Islahat Hatt-ı Hümayunu da bu maksatla ilan ettirilmişti.
Tanzimat Fermanı kimin emriyle ilan edilmişse, Islahat Fermanı kimin emriyle ilan edilmişse ve bu fermanlar ne için ilan edilmişse, bugünkü “Demokratikleşme Paketi” de aynı amaçla ilan edilmiştir.
Tanzimat fermanını şöyle özetlemiştik. GÂVURA GÂVUR DENMEYECEK.
Bu paketin içeriğindeki esasa müteallik kararlar, paketin hedefinin ne olduğu konusunda bize çok önemli ipuçları vermektedir.
Islahat hareketleri ile ilgili olarak 2006 yılında yayımlamış olduğum Reconquista ve Türk Milletinin Mukadderatı adlı çalışmamda aşağıdaki bilgileri vermiştim.
Buradaki Mustafa Reşit Paşa rolünde bugün kimin bulunduğunu iyi anlamak lazımdır.
Okunmasında fayda gördüğüm için sizlerle paylaşmak istedim.
Islahat hareketlerinin arkasındaki güçleri artık tarih iyice tespit etmiş bulunmaktadır. Herhalde Türk milletinin çocukları bu tespitlerden sonra gerçeği anlayacak ve kaldığı yerden, “yeniden hamle” ruhuna sarılmaya başlayacaktır.
Türk milletinin çocukları “gelecek” için buna mecburdur.
Tanzimat’ın Lideri Mustafa Reşit Paşa:
(..) İşte bu güçlerin kullandığı, yani Batılılaşma hareketlerini başlatan en önemli Batılı aydın prototipi Mustafa Reşit Paşa’dır.
1834’de ortaelçi olarak Paris’e gönderilen, Cezayir’i Garp eyaletinin Osmanlılara geri verilmesi ile görevlendirilen Mustafa Reşit Paşa! Cezayir sorununu çözemeyen, önce Paris’e Büyükelçi olarak gönderilen, daha sonra Londra’da İngilizlerle iyi ilişkiler kurarak dışişleri bakanlığına atanan, İngilizlerle bir ticaret antlaşması imzalayarak Osmanlı İmparatorluğu’nun İngiltere’nin açık pazarı olmasını sağlayan, Tanzimat Fermanı’nı ilan eden Mustafa Reşit Paşa!
“Bu dönemde masonluğun parlayan yıldızının ise, Tanzimat Fermanı’nın da mimarı olarak bilinen Mustafa Reşit Paşa olduğu söylenir.”
“Masonik kaynakların bildirdiğine göre, Mustafa Reşit Paşa, ilk kez Londra’da masonlarla bağlantı kurmuş ve 1830’lu yıllarda tekris edilerek örgüte katılmıştır. Hangi locada tekris edildiği ise tam olarak bilinmemektedir. Türkiye’deki masonların yayın organı Mimar Sinan dergisi, Mustafa Reşit Paşa’dan şöyle söz eder:
(…)
“(Bu) Telkin, Mithat Paşa ve daha pek çok masonun kabul ettiği gibi Koca Reşit Paşa’nın da yaşantısının önderi, buyruğu değil midir? Kendi idam talebini padişaha götürürken, Hattı Hümayun’u okumaya giderken, Hattı Hümayun’u okurken, dimdik, kendine güven içinde, kendini bilen, yaptığını, yapmak istediğini bilen, gerekirse başını verebilecek kadar kararlı Koca Reşit Paşa, yukarki ritüelik emirlerin insanı değil midir? 135 yıl önce Gülhane Meydanı’nda Hattı Hümayun’u tam bir cesaretle okuyarak insanlık ve millet yolunu aydınlatmak üzere yaktığı nurun aydınlığını hala görmekte olduğumuz büyük kardeşimiz Koca Reşit Paşa’nın hatırası önünde saygı ile eğiliyoruz.”
Aynı derginin bir başka sayısında ise şöyle denir:
“Koca Reşit Paşa, masonluğun yontup is’ad eylediği bir ulu yurtseverlik anıtı, tarihin vefalı koynunda ölümsüzlük uykusuna dalmış bulunuyor; bu uyuyuşta, bir mabetten aldığı nur ve ziya ile vatan mabedini aydınlatmış olmanın derin huzuru var”.
Islahatçıların düşünceleri, belki tamamıyla devletin kalkınması, ilerlemesi, Batı’nın “muasır” seviyesine ulaşması düşünceleridir. Bu anlamda Islahat Fermanları, dış görünüş itibariyle devletin kalkınmasını sağlayacak tedbirleri getiriyormuş gibi bir intiba bırakmasına rağmen, gerçekte;
– toplumsal ve ekonomik hayatı temelinden sarsan,
– bin yıldır Anadolu’da kurulmuş Türk toplum düzenini bozan,
– devletin bütün kaynaklarının Batı’nın eline geçmesine sebebiyet veren araçlar olarak kullanılmıştır.
1839 Tanzimat hareketi, 1856 Islahat Hatt-ı Hümayunu, 1860 Abdülaziz fermanı ve bugün devam etmekte olan ve “Avrupa Birliği Ev Ödevleri” olarak sunulan yeni ıslahat hareketlerinin hepsinin ortak noktaları aynıdır.
“Gavura -gavur¬- denmeyecek”.
Tanzimat Fermanı’ndaki bazı isteklerin bugün ilan edilen “Demokratikleşme paketi”nde de bulunduğunu artık tekrar tekrar anlatmaya gerek yoktur.
Şüphe yok ki, bugün Demokratikleşme paketini ilan edenlerin düşünceleri de o zaman Islahatçıların düşünceleri aynıdır. Belki devletin kalkınması düşüncesi gerçekten vardır. Ama bu hareketlerin arkasındaki insanların ana hedeflerinin nasıl şeytanca olduğunu görmek gerekir.
Islahat hareketlerinin sonucunda elde edilmek istenen netice bugün elde edilmek istenen netice aynıdır. Bu hedef büyük devletlerin çok önemli tarihi, toplumsal hedefidir.
Bu paketlerin ana hedefi şunlar olmuştur:
– Toplumsal ve ekonomik hayatı temelinden sarsan,
– Bin yıldır Anadolu’da kurulmuş Türk toplum düzenini bozan,
– Devletin bütün kaynaklarının Batı’nın eline geçmesine sebebiyet vermiştir, vermektedir.
Değerli dostlar, bu kısa yazıda anlatılanları bugünkü paketle karşılaştırınız. Hatta Paketin mimarı Sayın Başbakan R.Tayyip Erdoğan’la Koca Mustafa Reşit Paşa’yı karşılaştırınız.
Görüldüğü üzere Mustafa Reşit Paşa da büyük bir vatansevermiş!
Sanıyorum bu karşılaştırmalar size de bir takım ipuçları verecektir.
Türk milletinin çocuklarının halen ülkemizde meydana gelen gelişmelerin tarihi manasını anlayacak gelişmiş bir akla ulaşmış olduğunu düşünüyorum.
En azından bugün ilan edilen Demokratikleşme Paketi’nin manasını daha iyi anlayacak kültürel seviyeye milletimizin ulaştığını sanıyorum.
Unutmayın, ders alınmaz ise tarih tekerrürden ibaret olur.
30.09.2013
0 Yorumlar.