Uyarmak Vatan Borcumdur 35 – Zaruri Bir Durum Muhakemesi

 Zaruri Bir Durum Muhakemesi

Değerli dostlar,

Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın “Abdullah Öcalan namaz kılardı” ve “Ben de olsam dağa çıkardım” tarzındaki sorumsuz açıklamaları göstermektedir ki, Türkiye; dış güçlerin uyguladıkları stratejilerle yeni bir safhaya girmektedir. Bunun için zaruri bir durum muhakemesi yapmak amacı ile aşağıdaki düşünceleri sizlerle paylaşmak istedim.

Gerçekten de, Başbakanın, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, bazı milletvekillerinin, hatta emniyet müdürlerinin son zamanlardaki açıklamaları, ülkemizdeki vatan bölme senaryolarının yeni bir safhaya girdiğini göstermektedir.

Açıktır ki, milletimizin Müslüman oluşu, dini konularda duyarlı oluşu, siyaseten ikna edilmesi bakımından son derece uygun bir “zemin” yaratmaktadır.

Müslüman Türk milletini etkileyerek, toplumsal bir dinamik yaratmak için kullanılabilecek en kolay unsurun “din” ve dolayısıyla “İslam” olduğunu görmek için herhalde âlim olmaya gerek yoktur.

Ancak, çok önemli bir ayrıntı var ki, o da, gerçekte bugünkü iktidar aracılığı ile devletimizin, tam anlamıyla NATO konseptine teslim edilmiş olmasıdır. “Bu topraklar NATO toprağıdır!” diyebilen bir başbakanın, asıl amacı Hıristiyanlığı yaymak olan Batılı emperyal güçlerin ekmeğine nasıl yağ sürdüğünü görmek gerekir.

Bunu görünce de, bütün İslami duruşa rağmen, NATO hakimiyeti sebebiyle, Başbakan Erdoğan’ın ve onun hükümetinin şahsında, bizim kontrolümüz altında bulunması gereken İslam coğrafyasında, son zamanlarda,  İslam’dan daha çok Hıristiyanlığın yayıldığını, taban kazandığını kabul etmek gerekiyor.

Hatırlayınız, AKP’nin iktidara geldiği günün ertesinde, yani iktidarın ikinci gününde Başbakanımız Ermeni patriğini yanına almış, kiliselerin mülkiyet haklarının verileceği ve bu hakların geliştirileceği hakkında söz vermiştir.

İslamiyet konusunda gerçekten duyarlı olduğunu düşündüğüm kardeşlerimin de dikkatinden kaçmış olamayacağı gibi, o günden bu yana Hıristiyan düşüncesi bizim ülkemizde de bayağı büyük bir yol almış, başta Akdamar Kilisesi olmak üzere, kiliseler onarılmaya çalışılmış, hatta yeni kiliseler yapılmaya başlanmıştır. Halen İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni bir kilise yapımı için Yeşilköy’de büyük bir arsa tahsis ettiği unutulmamalıdır.

Özellikle (azınlık) Cemaat Vakıfları’nın bazı haklarının elde edilmesi için yasal değişiklikler yapılmış olması, bazı şehirlerimizde “Metropolit” binalarının yapılarak hizmete açılması, “yer adları”nın değiştirilmeye başlanmış olması gibi olaylar, İslam dini konusunda son derece hassas olduğunu söyleyerek Türk milletini aldatan ve aldığı büyük görevi mecburen yerine getirmek gibi bir zorunluluk içinde bulunduğunu gördüğümüz iktidarın bu tutumunu, bütün kardeşlerimin, bütün milletimin görmesi çok önemlidir.

NATO’nun, Hıristiyanlığı yaymada üslendiği görevin yerine getirilmesi konusunda ve Hıristiyan odakların emellerini yerine getirmede, iktidar, görevini asla ihmal etmemektedir. Dindar görünerek, dini konularda bir takım adımlar atarak milletimizi aldatması, gerçekte Hıristiyanlığın yayılmasına zemin hazırlamak gibi büyük bir görevle iktidarda bulunması milletimizi uyandırmalıdır.

Şunu demek istiyorum ki, bu iktidar gerçekte Hıristiyan ve Yahudi merkezlerinin işine yaramaktadır.

ABD’nin, dolayısıyla NATO’nun Ilımlı İslam projesine birebir uyan AKP’nin dini açıdan Hıristiyan misyonerlerinin politikaları ile asla çatışamayacağını, zaten buna izin de vermeyeceklerini anlamak gerekir. Nitekim vermiyorlar da!

Bu sebeple, hem İslam dini, hem de Türk Silahlı Kuvvetleri, 21. Yüzyıl Haçlı Seferleri’ni yapan Batılı yayılmacı kuvvetlerin hedef tahtasındadır.

Bilinmelidir ki, “Ergenekon” davaları bunun için vardır. Gerçekte Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ergenekon’dan mahkûm olan generalleri de bu stratejik okumayı yapamamışlar, devletimizin savunmasını tehlikeye atmışlardır. Devletin üzerine gelen stratejik güçleri görememişler, devletimizin bütün “Devlet Yapısı”nın dinamitleneceğini fark edecek kurmay bir akla sahip olmadıklarını göstermişlerdir.

İşte bu sebeple hem dinimiz İslam, hem de Türk Silahlı Kuvvetleri elimine edilmiş ve devlet çökme noktasına getirilmiştir.

ABD’nin, dolayısıyla NATO’nun bu stratejik hedeflerine rağmen, dini hassasiyetleri yüksek tabanın, “Nasıl olsa bizim adamımız iktidarda, onun huzurunu kaçırmayalım, o, zamanı gelince gerekeni mutlaka yapacaktır!” şeklindeki ruh hali ile ülkemizin “Sevr” dayatmaları ile karşı karşıya kaldığı halde, hala, bir ümitle, ses çıkarmaması, uygulanan stratejinin ne kadar doğru olduğunu, bu stratejilerin nasıl bir kurmay kafasından çıktığını göstermesi bakımından ibret vericidir.

Yoksa;

AKP iktidarı, gerçekten milli bir politika izleseydi, Ortadoğu’da, Müslümanlara kan kusturan Batılı emperyal güçlerin, ABD’nin, İsrail’in ve İngiltere’nin lojistik desteğinde, İslam ülkelerine tarihin en kapsamlı işgal harekâtı yapılırken, bu kanlı savaşı yürüten ABD askerlerinin başarısı için dua edecek kadar şaşırmış, pusulasını kaybetmiş olamazdı.

İşte şimdi de, aynı stratejilerin ülkemizi getirdiği nokta; Bülent Arınç’ın açıklamalarında makes bulan noktadır.  Unutmayınız, Bülent Arınç, Abdullah Öcalan için; “namazını kılardı” şeklinde açıklama yapmıştı. Bu açıklama şekil olarak, dini hassasiyetleri yüksek kardeşlerimizi aldatmada son derece önemle seçilmiş kelimelerle yapılmıştır. “Abdullah Öcalan namaz kılardı!”

Hepimiz bilmekteyiz ki, PKK taşeron bir kuruluştur. Bir ordudur. Kurulmak istenen de, gerçekte Kürt Devleti değil, büyük bir İsrail devletidir. Batılı Haçlı güçlerinin yapmak istedikleri budur.

Stratejik olarak artık sona yaklaşılmış olmalı ki, ya da yeni bir safhaya girilmiş olmalı ki, Bülent Arınç ve hükümet kanadı artık PKK hareketinin lideri Abdullah Öcalan’la ilgili olarak bu açıklamaları yapmıştır.

Yoksa; Ankara Milletvekili Sayın Özcan Yeniçeri’nin de dediği gibi, gerçekte bu açıklamaları yapan Bülent Arınç’ın bu devlette başbakan yardımcılığı yapması kabul edilemez.

Bendenize göre; bu açıklamalar karşısında hükümetin bile istifa etmesi gerekir. Ancak, görülmektedir ki, kolumuz omzumuzdan kırktır.

“din” ile aldatılan çok değerli kardeşlerimiz aşağıdaki gibi açıklama yaparak, hala desteklerini sürdürmektedir.

Bakınız bir kardeşimiz, Bülent Arınç’ın “Abdullah Öcalan namaz kılardı” açıklamasına tepki gösterenler için nasıl bir uyarıda bulunmaktadır. Görünüz ki, insanımız ne kadar art niyetsizdir.

“arğadaş.. bu vatan hepimizin .. ..kimse kimseyi hor görmesin .. vatan hainliğiyle suçlamasın … kimin bu vatan için ne fedakarlık yaptığını . ALLAH bilir … din kardeşlerimizi böyle aşağılamakla hiç bir yere varamayız .. kırıcı olmayın yapıcı olun .. zamanı gelince merak etmeyin herkez kanını bu vatana akıtacaktır … ..şehitler ölmez vatan bölünmez …”

Görüldüğü gibi, noktasına, virgülüne bile dokunmadan, aynen aktardım yazıyı.

İşte ABD-NATO’nun stratejisi bu! Kurmaylarının hesapları, kitapları bu! Düşündükleri, bekledikleri bu! İktidarın “din” ile aldattığı tabanın desteği. Elbette ki bu tabana güveniyorlar.

Gerçekte ülkemizin ve milletimizin karşı karşıya kaldığı durum, bu kardeşlerimizin düşündüğü durumdan farklıdır. Dini hassasiyetleri yüksek milletimizin hafızasının bile alamayacağı şekilde büyük bir aldatmaca ile büyük bir manipülasyonla karşı karşıyayız.

Türkiye’deki siyasi, askeri mücadele yeni bir safhaya girmektedir.

Buradan aziz milletimi ve temiz yürekli kardeşlerimi tekrar uyarıyorum. İçinde bulunduğunuz makamlar, mevkiler, varlıklar, rahatlıklar sizleri aldatmasın. Tarih, insanlık tarihinin başladığından beri, her devirde, toplumların alabildiğine savaştıklarını,  birbirlerini boğazladığını kaydetmektedir.

Son yüzyıl içinde dünyamızın iki defa büyük “dünya savaşı”  yaşadığını unutmamak gerekir. Bu topraklarda bizim de, güçlü olmadan, kuvvetli olmadan, milli birlik ve beraberlik içinde olmadan, aramızdaki hainleri ve ajanları temizlemeden, düşmanı tanımadan, anlamadan, mücadele etmeden,  huzur içinde yaşayabileceğimizi düşünmek biraz fazla saflık olur.

Ne demişti atalarımız: “Hazır ol cenge, istersen sulh-u salah!”

Değerli dostlar, uyanınız.

Bütün vatanseverler birleşiniz.

Uyarmak vatan borcumdur.

Mikdat Topçu

20.12.2012

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap