Uyarmak Vatan Borcumdur 53 – Türk Milletine Çağrı

“Türk Milletine Çağrı”
Son Batı Türk Hakanı Maraşal Mustafa Kemal Siperde..
Türk aydınlarının bir araya gelerek, anayasa değişiklikleri konusunda iktidara yaptığı:   “Türk Milletine Çağrı” olayı ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Değerli dostlar,
Malumunuzdur ki, yıllarca Türk milletinin uyanışı için düşüncelerimi açıklamaktayım. Uyarmak vatan borcumdur başlığı altında yazılar yazmakta, uyarılar yapmaktayım.
Vatan bölme faaliyetleri karşısında ortaya koyduğum “infial”derecesindeki isyanımın, vatanımızın tehlikede olduğu düşüncesinin, bendenizde bir ‘paranoya!’ olmadığını bu vesile ile anlamış bulunuyorum. Bunun için Allah’a hamd ediyorum.
Nihayet zurnanın en son deliğine gelindiğini milletimin aydınları da anlamıştır. Şükürler olsun!
Büyük bir psikolojik çatışma ve yoğun propaganda sonucunda, düşmanın Türk toprakları üzerinde yürüttüğü savaşı neredeyse kazanmak üzere olduğu milletimiz tarafından nihayet anlaşılmış bulunmaktadır.
Binlerce yıllık “Türk” yurdundan “Türk” kelimesinin kaldırılması, Türk toprakları üzerinde büyük bir Kürdistan (Büyük İsrail) devleti kurulmak istenmesi, yer adlarının değiştirilmeğe başlanması noktasına gelinmesi, yerden biter gibi kiliselerin, azınlık okullarının açılması şeklinde ortaya çıkan bu maskeli savaş ve maskeli işgal karşısında, Türk milleti elbette harekete geçecekti. Bunu bekliyordum. Öyle de oldu!
Bir yazımda şöyle söylemiştim:

“Ancak; Türk Milleti’nin gerçek aydınları şimdiye kadar her ne kadar budanarak yok edilmeye çalışılmışsa da, ne olursa olsun, Batı Türk Hakanlığı mensubu bu millet, tarihe verdiği randevuya gelecektir. Liderlerini bulacaktır. Mukadderatını kendi aklının, yüreğinin, bileğinin hakkıyla değiştirecektir. Türk Milleti atalarından kalan “devlet kurma” hars’ını harekete geçirecek ve devletine sahip çıkacaktır. Bunu unutarak gaflet içinde beşinci kol faaliyeti yürütenler nasıl aldandıklarını anladıkları zaman iş işten geçmiş olacaktır!” (Türk Milleti’nin Mukadderatı kitabımdan, 2006)

Bugün, yıllarca münferit olarak tepki gösteren Türk aydını, toplu bir şekilde hareket etme inisiyatifine kavuşmuştur. Bunu görmek, bir Türk çocuğu olarak, bendeniz için büyük bir bahtiyarlıktır.
Evet, Türk milleti kendi arasından yeni liderleri çıkaracaktır. O mukadder an geldiğinde Türk milleti tarihin seyrini yeniden değiştirecek liderleri çıkaracaktır. Bundan asla kuşkum yoktur.
Şu anda Anadolu toprakları üzerinde yaşayan Türk milleti, “Batı Türk Hakanlığı” na mensup millettir. Batı Türk Hakanlığının önüne yeniden çıkacak liderler bütün Türk dünyasının, İslam dünyasının makûs talihini yenecek, kaderini değiştirecek ve Doğu kültürünün Batıya karşı galebe çalmasını yeniden sağlayacaktır.
Binlerce yıldır mücadele ettiğimiz Batı âlemi, Türklerin bu özelliğini çok iyi bilmektedir. En büyük korkuları da budur. Türkler uyanmadan son Haçlı Seferi’ni galibiyete çevirmeye çalışmaktadırlar. Ancak bunda başarılı olmaları mümkün olmayacaktır. Çünkü korktukları başlarına gelecektir. Türk milleti en son noktada toparlanacak ve yeni liderlerini bulacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmamalıdır.
Ankara’da bir araya gelerek 3 maddelik metni bir ültimatom gibi açıklayan Türk aydınının bu tavrı milletimize ümit vermiştir.
Bu elbette yetersizdir. Tabir yerinde ise “Efradını cami, ağyarini mani olmamıştır!”.
Ancak, bu ilk girişimdir. Türk aydını daha da toparlanarak üzerindeki yılgınlığı atacaktır.
Türk aydını; Türk devletinin gücünü göstermesi gerektiği konusunda da zamanla inisiyatif alacaktır.
Türk aydını; Türk milletinin devleti olmak demek, düşmanlarını devlet gücüyle ortadan kaldırmaya muktedir bir kuvvet demek olduğunu, zamanla bir irade olarak, ortaya koyacaktır.
Türk aydını, üzerindeki yılgınlığı attığında, şu anda topraklarımız üzerinde yürütülen hezeyanların, nakıs politikaların ne kadar gayri milli olduğunu açıkça ortaya koymaktan ve bu konuda giderek inisiyatif almaktan çekinmeyecek özgüveni kendisinde bulacaktır.
Herhangi bir basın mensubu karşısında bile fikrini açıkça söylemekten çekinen aydınımızın Anayasa değişikliği konusunda “Türk Milleti’ne Çağrı” bildirisi vesilesiyle bir araya gelmesi önemli bir dönüm noktası olmuştur.
İnanıyorum ki, bundan sonra Türk aydını doktrin (akaid), metod ve strateji konularında da birliktelik sağlayacak, bu birlikteliği bilimsel ve organik bir temele oturtma basiretini gösterecektir.
Elbette ki, Türk milleti tarihe randevu vermiştir. Milletimiz bu randevuya gelmekten, yani tarihin sahnesine yeniden çıkmaktan asla çekinmeyecektir. Buna tarihî, ilmî, insanî ve medeniyet birikimi olarak yeterliliği vardır. Binlerce yıllık geçmiş bu icazeti Türk milletine vermiştir.
Türk milletinin, tarihe kural koyucu (jeostratejik oyuncu olarak) ortaya çıkması, aynı zamanda dünya insanlığına da yeni bir adalet ve düzen getirecektir. Emperyalizm yenilecek ve milletler özgürlüklerine yeniden kavuşacaktır.
Niyazım, Allah Teâlâ’nın da bu yolda Türk milletine yardım etmesidir.
Dünyayı yeniden organize etmeye, çekip çevirmeye Türk milletinden başka aday yoktur.
Tarihe vaad ettiği randevuya gelmek için Türk milleti yeni bir fırsatı böylece yakalamıştır.
Dünya insanlığının Türk milletinin önderliğinde yaşayacağı “Yeni Saadet Çağı”  şimdiden kutlu olsun.
Üç yüz yıllık yılgınlığı üzerinden atan bugünkü Türk aydınına en derin minnetlerimi sunuyorum.
Büyük Türk Milleti’ne arz ederim.
Uyarmak vatan borcumdur.
Mikdat Topçu
28 Mart 2013

Yorum Yap