Türk Aydınının Osmanlı Düşmanlığı

10)

Tahammül edemediğim konulardan biri de bazı aydın takımımızın Osmanlılarla ilgili düşünce ve yazılarıdır. Hiçbir tarihî dayanağı olmayan düşüncelerin, benim de görebildiğim bu sayfalarda gözüme sokarcasına paylaşılmasına katlanamıyorum. Buna sabretmem asla mümkün değildir. Kim olursa olsun cevabını vereceğim. Çünkü hayatımın manası budur.

Vakıflar Haftası nedeniyle Çemberlitaş’ta bir sergi açılmıştı. Bu sergiyi ziyarete gitmiştim. Sergide, dönemin belediye başkanları vakıf kuranlara “vakıf senedi” verirken, imzaladıkları belgelerde çok ilginç ifadeler kullanmıştı. Duygulanmıştım. “Meselâ; Allah sana iki Cihan saadeti versin! gibi dualar”

Sergiden çıkarken ziyaretçi defterine şöyle yazmıştım. “Ey büyük Osmanlı! Büyüklüğünü bir defa daha anladım!”

Evet, Osmanlılar Türktür. Tıpkı Selçuklular gibi, tıpkı Göktürkler, Hun Türkleri, Karahanlılar vs. gibi.

“Deniz üstünde yürürüz,
Düşmanı arar buluruz.
Öcümüz komaz alırız.
Bize Hayreddinli derler.”

Osmanlı devleti imparatorluktu. İmaratorluk sisteminde sadece bir tek millet olmaz. 25 milyon kilometrekare topraklarda hemen hemen her milletten insan vardı. Asırlarca bu milletler adalet ve huzur içinde yaşadı. Öyle ki; Ankara Savaşı’nda devlet kuvvetsiz hale geldiğinde ayrılması mümkün olan Balkan milletleri devletimizden ayrılmamışlardır.

Şimdi, ardını önünü bilmeyenlerin Osmanlı ile ilgili ileri geri yazmaları, konuşmaları beni rahatsız ediyor.

Haa! Düşman da olabilirler. O ayrı bir konu. O zaman kim adına konuştuklarını, hangi milletten olduklarını açıkça ilan etmelidirler. Biz de ona göre yazalım cevabımızı.

Zaferlerimizin ruhu yolumuzu aydınlatacaktır.

Yaşasın Büyük Müslüman Türk Milleti.

Yorum Yap