Altını Çizdiğim Bir Bölüm Daha

Siyasetname’nin İkinci Fasıl kısmında (sayfa 15) bir bölümün daha altını çizmişim.

 

(Padişahların, Allah-ü Teala’nın Kendilerine Sunduğu Nimetlerin Kadrini Bilmelerine Dair.)

 

Nizamü’l-Mülk büyük bir devlet adamıdır. Vezirdir. Devrinin devlet idarelerinde gördüğü doğruları yanlışları not etmiştir. Bu notları paylaşmak gerekiyor. Belki bugünkü devlet adamlarına “kapak” olur. Birileri devleti adaletle idare etmeyi akıl eder.

 

Şöyle diyor Nizamü’l-Mülk: “Saltanat küfür ile devam bulur, amma zulüm ve gaddarlıkla payidar olmaz!

Rivayet olunmuştur ki; Yusuf Aleyhisselam bu dünyadan göçünce, onu atalarının civarına gömmek için İbrahim Aleyhisselamın türbesinin yanı başına getirdiler. Cebrail Aleyhisselam gelerek: “Durun, tutun onu tuttuğunuz yerde, burası onun mekânı değildir. Kıyamet günü hükmettiği saltanatın hesabını vermek zorundadır” dedi. Şu halde Yusuf peygamberin hali böyle olunca var sen diğerlerinin hal-i pür melallerini hesapla”

“Peygamber efendimizden şöylece nakledilir ki; “Bu cihanda halka idarecilik yapanlar, mahşer günü huzura elleri bağlı getirilirler. Şayet adil imiş ise, adalet onun ellerini çözüverir ve cennete ulaştırır. Yok eğer zalim imiş ise zulmü ellerini bağlar ve elleri boynundan zincire vurulmuş bir şekilde onu cehenneme götürür.”

Görülüyor ki; devleti idare edenlerin yerin altındaki hesapları müthiş olacaktır. Allah devlet adamlarımıza bunu anlama feraseti versin. Yemin edip de yeminlerine bile uymayan devlet adamlarını gördükçe insan dehşete kapılıyor. Acaba bu adamlar hesaplarını mahşerde nasıl verecekler? Allah, onların da yardımcısı olsun.

Amin!

Yorum Yap