Değerli dostlar,
Türk Milleti’nin ABD ile ittifakı mümkün değildir. Bu düşünceyi 2010 yılında yazmıştım.
Kitaptan alıntıya devam ediyorum.
Türk milletinin ABD ile ittifakı mümkün değildir. Bunu söylerken ittifak yapılamaz anlamında söylemiyoruz elbette ki! İttifak zaten yapılmış. Ama bu ittifak içerisinde Türkiye devleti milli menfaatlerini koruyamaz. İtti-fakı kuran, sevk ve idare eden, inisiyatifi elinde bulunduran ABD olduğuna göre, Türkiye devletinin bu ittifakta tali bir ülke olarak kendi menfaatlerini koruması mümkün görünmemektedir. Bugüne kadar koruyamadığı da ortadadır. Bu sebeple Türk milleti bu ittifaktan vazgeçmelidir. İttifak kurallarına göre Türkiye’nin kendisinin kurup, yönetim ve organizasyonunu sevk ve idare edebileceği yeni bir ittifak kurması kaçınılmazdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin böyle bir ittifakı kurup, sevk ve idare edebilecek tarihi birikimi, devlet geleneği vardır.
ABD denizaşırı bir ülke olduğu için ülkemiz üzerinde uzun vadeli, kesin bir emperyal üstünlük kuramaz. Bugünkü gibi, dünyanın her tarafında olduğu gibi, bizim ülkemizde de etki alanı kurabilir. Dış politikaya, iç politikaya müdahale edebilir. Hükümetleri kontrol altına alabilir. Sivil toplum kuruluşları üzerinde etkili olabilir. Gürcistan’da, Kırgızistan’da olduğu gibi “turuncu devrimler” yapabilir. Geçmişte olduğu gibi, yurdumuzda meydana gelen ihtilalleri de sevk ve idare etmiş olabilir. Şu anda olduğu gibi, Türkiye devletini, kurduğu cunta ve Beşinci Kol Kuvvetleri ile kuşatma altına da almış olabilir. Ancak, ABD’nin bu tip etkilerinin hiç biri kalıcı olmaz, başarılı olamaz. Bir kara harekâtı ile etnografik yapıyı da değiştirerek Türk milletini imha etmeye, Türkiye devletini ortadan kaldırmaya yönelik genel bir harekât içinde bulunamaz. Terörü durduracağız bahanesi ile Orta Doğu ülkelerinin hemen hemen tümünde, hatta Afganistan ve Pakistan’da dahi varlık gösterebilir. Henüz sanayide ve ticarette kalkınmamış, her türlü yeraltı kaynaklarının bakir olduğu bu topraklara, bu zenginlikleri ele geçirmek, enerji kaynakları üzerine oturmak için müdahaleler edebilir. Orta Doğu ve Balkanlar’da birçok İsrailler oluşturmaya çalışabilir. Ama stratejik olarak ABD’nin asıl vatanından binlerce kilometre uzak olan bu topraklarda kalıcı olması mümkün değildir. Zaten coğrafya dışlar ABD’yi. Tabiat dışlar!
Amerika Birleşik Devletleri’nin tarihi yenidir. Yukarıda kısa tarihçesi anlatılmıştır. Osmanlı Devleti zamanında da ilişkilerimizin bulunduğu bu ülke, İkinci Dünya Savaşı’nın galibi olarak dünya sahnesine çıkmıştır. Şu anda da dünyanın süper gücü olarak varlığını sürdür-mektedir. Sanayileşmiş, kalkınmış, halkları mağdur ama devlet olarak zengin, dünyanın her yerinden ilim adamlarını ülkesinde toplayan, aya gidebilen, birçok buluşu olan ve dünyanın her yerinde askeri üs bulunduran bu ülke ile ilişkilerimiz İkinci dünya Savaşı’ndan sonra önemli hale gelmiştir.
0 Yorumlar.