Birinci Bölüm
İlk Durak Ankara
Başhekim beni aradı ve “Tüm hastanelerin başhekimlerini aradığını, terör olayları sebebiyle sıkıntılı olan yerlere doktor gönderileceğini, gönüllü varsa onların gönderileceğini, gönüllü yoksa yeni mezun doktorlardan hizmet puanı en düşük olanların gönderileceğini” söyledi. Sonra da bana; “Ne dersin?” diye sordu.
Düşünmek ve ailemle istişare etmek için zaman istedim. Eşimle ve büyük 2 oğlumla konuştuk. O şartlarda yeni mezun birinin tecrübesizliği nedeniyle çalışmasındaki zorlukları düşünerek kendim gitmeye karar verdim. Benim gönüllü olarak gitmek istediğimi başhekimi arayarak bildirdim.
Allah biliyor, nereye gideceğim, nerede çalışacağım konusunda kimseye tek söz etmedim. Ama Diyarbakır’da çalışmak istemiyordum. Olacaksa Cizre veya Silopi olsun diye düşünüyordum. Rabbim Cizre’de çalışmayı nasip etti.
Gönüllü olarak, orada “canlarını” ortaya koyan asker ve polise hizmet etmek istiyordum. Bölgede kalan yöre halkına hizmet vermem istenirse hiç gocunmadan bu hizmeti yerine getirmeyi düşünüyordum. Bu işi vatana millete hizmet olarak görüyordum. Devletin bu bölgede çalışacak hekime ihtiyacı vardı. Gönüllü veya zorunlu olarak elbette devlet buraya istediği sayıda hekim gönderebilirdi. Ama gönüllü çalışmakla zorunlu olarak gidip çalışmanın aynı şey olmayacağı açıktı. Allah’ın bana; “Gönüllü” olarak oraya gidip çalışmayı nasip etmesi için dua ediyordum. Sonra bu isteğim gerçekleşince bunu Allah’ın bana bir lütfu olarak gördüm ve şükrettim.
31 Ocak Pazar günü ailemle helalleşip Ankara’ya gittim. Hekim evinde kalmamız istendi. Pazartesi sabah saat 06.00 gibi havaalanına topluca hareket edeceğimiz söylendi. 20 kişi olacaktık. Tanıdık biri var mı diye merak ediyordum. Sabah ekibi görünce kimseyi tanımadığımı gördüm. Arkadaşların elinde görev yerlerini gösteren liste vardı. Şırnak merkez, İdil, Silopi ve Cizre’de çalışılacaktı. Cizre ekibinde olduğumu görünce Allah’a hamd ettim. Rabbim gönlüme göre vermişti.
0 Yorumlar.