Değerli dostlar,
Bugün; “Cizre’de İki Hafta” başlığı ile bir doktorun Cizre hatıralarını sizlerle paylaştım. O doktor yeğenimdi..
Doktor Murat’ın hatıralarına, gözlemlerine çok güzel yorumlar yapılmış. Yorum yapan değerli dostlarıma, ağabeylerime çok teşekkür ederim.
Özellikle Mehmet Mutluoğlu Hocam ve Emekli Albay Selahattin Arslan ağabeyim uzun yorumlar yapmışlar.
Bir değerli akademisyen dostum aradı. Yaklaşık bir saat konuştuk telefonda. Daha önce AKP politikalarını şiddetle savunan dostum, şimdi “Mikdat ne yapacağız, durum çok tehlikeli bir hale geldi” diye dert yandı. Arayış içine girmiş değerli dostum.
Biliyorum ki hepiniz arayış içindesiniz. Mevcut durumun tehlikeli olduğunu görmeyenler sadece başını kuma gömenler. Hala “Ümmet” rüyası görenler. Hala “Onlar bizim kardeşlerimiz” diyenler.
Durum son derece vahimdir. Devletimiz İsitiklal Savaşı ortamından daha kötü bir ortama düşürülmüştür.
İşin daha da kötüsü, şu anda bu ortamda ittifak bilglisi olan, dostu düşmanı dengeleme, kuvvetlerimizi dengeleme ilmi olan kimse yok. Koskoca Genelkurmay Başkanımız uymuş başbakana, Suudi Kralı’nın yanında büzülmüş oturuyor. Bu olacak şey değil..
Değerli dostlar, biliyor musunuz bizzat kendimiz bile bu tarih kokan, tehlike kokan durumu henüz kavramış değiliz. Aklımızda Mehmet Akif’in, Namık Kemal fikirleri henüz yok.
Mehmet Akif bir İstiklal Marşını yazacak kadar imanlıydı. Çanakkale şehitlerine şiirini yazacak kadar imanlıydı.
O iman, o anlayış, o dert bizlerde henüz yok. Daha ne olması gerekiyor, bilmiyorum.
Namık Kemal’in imanı henüz bizde yok.
GİT VATAN KABE’DE SİYAHA BÜRÜN
demişti.
Ne büyük insanlarmış onlar.
Sahi biz ne yapıyoruz değerli dostlar? Ne yapıyoruz? Ağlamaktan, ağıt yapmaktan başka ne yapıyoruz. Bizim liderlerimiz ne yapıyor Allah Aşkına!!??
Unutmayın, “ateşten gömlek” günlerdeyiz.
Bu geceki efkârımı ancak Namık Kemal’in bu mısrası ile dağıtabilirim.
GİT VATAN KÂBE’DE SİYAHA BÜRÜN.
Değerli dostlar, hepiniz Allah’a emanetsiniz.
“Git vatan Kabe’de siyaha bürün.”
Gözyaşlarım bulutta asılı Kaldı.
Ve milletim uyan