Bölgemizde savaş giderek ciddileşmekte, büyümektedir. Batılı güçler, tarihte olduğu gibi, bugün de doğulu ülkelerle ciddî ittifaklar yapmışlardır. Bugün İran’ın bize karşı düşmanca tavır koymasının sebebi Batı ile yaptığı anlaşmalardır. Bu anlaşmanın tarihi karşılığı vardır. Aşağıda kısa bir örnekle anlatacağım.
Bugün İran, bize karşı takındığı düşmanca duruşuna birtakım bahaneler bulmaktadır. Türk medyasında Şiilerin Suriye’de Sünnileri öldürdüğü, İran Medyasında aynı Suriye’de Türklerin Şiileri öldürdüğü, hatta işkence ile öldürdüğü iddiaları yayılıyor. Bu iddialara dayanarak İran, Türkiye Devleti’ne karşı düşmanlık gösteriyor. Bulduğu bahane bu tabii! Aslında Sünni / Şii çatışmasını Batı çıkarmak istemektedir. İran da bu oyuna isteyerek gelmektedir.
İran devletine karşı daima dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü İran, rahatlıkla Türkler aleyhine Batı ile anlaşabilmektedir.
İran (Akkoyunlu Devleti) ve Osmanlı Devleti’ni Otlukbeli Savaşı’na (1473) götüren sebebi biliyor musunuz?
İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet 20 devletle 16 yıl süren bir savaşa girmiştir. Bu 20 devletten biri İran’dır.
İran hükümdarı Uzun Hasan, Osmanlıyı ortadan kaldırmak için Venedik ile gizli bir anlaşma yapmıştır.
Venedik ve Akkoyunlu devletleri Türkiye’ye karşı resmen birleşmiştir.
Anlaşmaya göre:
– Venedik ve İran (Akkoyunlu devleti) Osmanlı devletini yok etmeden savaşı bırakmayacaklardı.
– Osmanlılarla ayrı ayrı barış yapmayacaklardı.
– Anadolu Akkoyunlulara, İstanbul hariç bütün Rumeli, Venedik ve müttefiklerine ait olacaktı.
– Osmanoğulları hanedanı yıkılacak, Uzun Hasan İstanbul tahtına oturacaktı.
Uzun Hasan, İstanbul’dan sonraki bütün toprakları, yüz binlerce şehit verilerek, gaza ile alınmış bütün Balkanları Venedik ve müttefiklerine bırakıyordu. Hâlbuki Uzun Hasan, Osmanlılardan fazla Türk olduğunu iddia ediyordu. Anlayamıyordu ki, Balkanlarda birçok ülke artık Türk yurdu olmuştu ve Türk nüfusu çoğunlukta idi.
Batı, Uzun Hasan’ı kullandığı gibi daha sonra Şah İsmail’i de kullanacaktır. Ve yüz yıllarca Avrupalılar doğu bölgemizde daima kendilerine Müslüman müttefikler bulacaklardır.
Bu gün de bulmaktadırlar. Bizi birbirimize düşüren propaganda Batı propagandasıdır. Osmanlıların Anadolu’da bilmem ne kadar adam kestiği propagandası tamamen Batılıların, tıpkı yukarıda anlatıldığı gibi, ileriye dönük müttefik bulma çabasıdır. Bu bir kuvvet dengesi meselesidir.
Bugün hangimiz Hıristiyan âlemi ile birlikte hareket eden bir İran’ı, bir Irak’ı, Suriye’yi, Mısır’ı kabul edebiliriz. Bu çok vahim bir olaydır. Fatih, gayet ince bir siyasetle ve daha sonra Otlukbeli’nde ancak savaşla bu işi halledebilmiştir.
Fatih, Türkiye’nin istikbalinin Fırat vadisindeki büyük meydan savaşında halledilebileceğini çok iyi anlamıştı. Bunu bugün bizim devletimizi idare edenlerin de anlaması gerekir.
Otlukbeli’nde hezimete uğrayan Uzun Hasan ölürken oğullarına; “Osmanoğlu ile aslaa muharebe etmiyesiz” şeklinde vasiyette bulunmuştur.
Akkoyunlu hükümdarının Tebriz’e döner dönmez yaptığı ilk iş Macaristan ve Lehistan elçilerini memleketlerine iade etmek olmuştur. Bu hareket Avrupa için bir yıkım olmuştur.
Avrupa ile yapılan büyük harbin sonucu Avrupa’da değil, Anadolu’da, Erzincan Ovası’nda, Otlukbeli’nde alınmıştır. Ve Asya’dan tehdit edilmeyen bir Türkiye’nin birleşik bir Avrupa tarafından bile yenilemeyeceği uzun ve pahalı tecrübelerle anlaşılmıştır.
Bugün ülkemiz benzer bir ittifakla karşı karşıyadır. Türk kurmay düşüncesinin bu konuyu tarihî perspektif içinde değerlendirmelidir. İttifaklarını buna göre yapmalıdır.
Suriyeli çocukların kanı eline bulaşan ve güya Müslüman olan İran’a asla güvenilmemelidir.
İran’ın Batı ile ittifaklarına dikkat edilmelidir.
0 Yorumlar.